YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/17719
KARAR NO : 2008/3105
KARAR TARİHİ : 28.02.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.05.2000 gün 2000/4371-4802 sayılı bozma kararında özetle “Türkiye … Kurumu Genel Müdürlüğünün, davalının … işletmesi lehine taahhüt senedi ile Orman Bakanlığınca irtifak … kurulan … Köyü 2072 parsel sayılı taşınmaza elatmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Orman Yönetimince de davaya asli müdahale edildiği halde mahkemece davacı kurumun davayı takip etmekten vazgeçtiği, Orman Yönetimi de feri katılan olduğu gerekçesi ile davanın H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usulsüz olduğu, Orman Yönetiminin harcını ödeyerek davaya asli müdahale ettiği ve davayı takip edeceklerini bildirdiği halde, davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceğinden asli katılan … Yönetimi yönünden davaya devam edilerek tarafların delilleri toplanıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyularak dava konusu 2072 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil istemine ilişkindir .
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesi ile orman yönetimi tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş ise de bu gerekçe dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davalı kişi, 05.04.1994 tarihli oturumda “kadastro mahkemesinde Orman Yönetimi ile kendisi arasında görülen davanın aleyhine sonuçlandığını” bildirmiş olup mahkemece çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin dava dosyası tapu sicil getirtilip ortada davalı aleyhine H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hüküm bulunup bulunmadığı belirlenmemiştir. Kaldı ki; çekişmeli taşınmaz, dava tarihinden önce 05.04.1993 tarihinde hükmen orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescil edilmiş olup Orman Yönetimi, davalının elatmasının önlenmesi, davalı tarafından inşa edilen binanın yıkımı ve ecrimisil istemiyle dava açtığına, davalı kişinin de tapu iptali ve tescil istemli karşı davası bulunmadığına göre çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını araştırmaya gerek olmayıp uyuşmazlığın kesinleşen çapa göre çözülmesi gerekir. Kabule göre de, hükme dayanak yapılan orman raporunda çekişmeli taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözüktüğü belirtilmekle birlikte taşınmazın memleket haritasındaki konumu işaretlenmemiş ayrıca dairemizin geri çevirme kararı üzerine aynı orman bilirkişiden alınan ek raporda taşınmazın bir bölümünün memleket haritasında çalılık geriye kalan kesiminin ise açık alan olarak gözüktüğü açıklanmıştır. Bu durumda karara dayanak alınan uzman orman bilirkişi raporu çekişmeli taşınmazın öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak ta hüküm kurulamaz.
-2-
2007/17719-2008/3105
Bundan ayrı; davalı kişi hakkında çekişmeli orman parseli üzerine bina yapmak eyleminden Sulh Ceza mahkemesinin 18.12.1991 gün 1988/1437-1991/1975 sayılı kararı ile 6831 Sayılı Yasanın 93/1 maddesi uyarınca ceza verilmiş olup temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Bilindiği üzere Borçlar Yasasının 53. maddesi uyarınca ceza mahkemelerince verilen mahkumiyet kararları hukuk mahkemelerini bağlar. Hal böyle iken, mevcut dosya kapsamı karşısında mahkemece Orman Yönetimi tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 28/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.