YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6706
KARAR NO : 2008/10340
KARAR TARİHİ : 11.07.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, İncirpınar Köyü 112 ada 1 parsel sayılı 1544 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bağ niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … … adına tespit edilmiş, daha sonra satış yoluyla davalı adına tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve orman niteliğinde olup zilyetlikle kazanılamayacağını, tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmış, 14.01.1992 tarihinde kesinleşmiştir.
Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464 Esas ve 2001/470 Karar sayılı ilamı).
Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof.Dr…. …… … Hukuku 5.bası 1998 s.141).
Öte yandan, doğal … ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365). Öncesi itibarıyla orman olan ve yapılan orman tahdidinde herhangi bir nedenle orman tahdit sınırı dışında gösterilen yerin zilyetlikle veya tapu ile kazanılması mümkün olmadığı gibi, tüm ormanlar 4785 sayılı yasa ile devletleştirilmiş olup, 5658 Sayılı Yasaya göre yapılmış bir iade de söz konusu olmadığından, eski tapulara da değer verilemez.
Somut olayda; 14.01.1992 tarihinde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidi dışında kalan taşınmaz, aynı tarihte kadastroca belgesizden kişi adına tespit ve tescil edilmiştir. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun
biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda öncesi orman olan taşınmazın orman tahdidi dışında kalması ve sonradan davacı adına oluşturulan tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olduğundan, hiçbir zaman davacıya mülkiyet … kazandırmadığı gibi, sözü edilen ve yolsuz biçimde oluşturulan bu kayıt, bir süre ile sınırlı olmaksızın her zaman açılacak dava ile iptal edilebilir. O halde başlangıçtan itibaren geçersiz olan kaydın iptaline, ilişkin hüküm yenilik doğuran (inşai) bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari) bir hükümdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/02/2003 gün ve 2003/20-102 Esas ve 2003/90 Karar sayılı ilamı) Bu nedenle, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’ın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11.07.2008 karar verilidi.