Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/7556 E. 2008/10278 K. 10.07.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7556
KARAR NO : 2008/10278
KARAR TARİHİ : 10.07.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 1989/2932-2906 esas-karar sayılı 23.03.1989 tarihli bozma kararında özetle: “Mahkemece 15.05.1987 tarihli uzman kişiler tarafından verilen rapora dayanılmış ve bu sebeple davanın reddine karar verilmiş ise de, Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatlarına göre bilirkişilerin serbest yüksek … mühendisleri arasından seçilmesi gerektiği; oysa, raporu düzenleyenlerden … Yüksek Mühendisi … Bilgin’in bir kamu kuruluşu olan SEKA.da görevli bulunduğundan, Yargıtay kararlarına göre istenilen niteliği taşıdığı ileri sürülemeyeceği, … yüksek mühendisinin de davalı idareyle yakından ilgili bulunan … … Bakanlığına bağlı … teşkilatında çalıştığından böyle bir bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru olmadığı; bundan ayrı, raporda belirtilen hususlar hukuken bir incelemeye dayanmakta ise de, eksik olduğu, yeniden seçilecek bilirkişilerden 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesine göre nizalı taşınmazın Devletleştirilmiş ormanlardan olup olmadığının; ayrıca, bunun 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesi hükmüne göre idareye tabi yerlerden bulunup bulunmadığının 2896 Sayılı Kanunla değişik 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinin (F) bendinin olaya uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının sorulup tespit edilmesi gerektiği; gerçekten de, tapulu olsa bile gerçek kişilere ve tüzel kişilere ait ormanlar 4785 Sayılı Yasasanın 1. maddesi hükmüne göre devletleştirildiği, bu kanunun 2. maddesinde ise devletleştirme dışında bırakılan ormanların açıklandığı, özellikle 2. maddenin (b) bendinde sahipli fıstık çamı, palamut meşesi ve aşısız kestane ormanlarının 1. maddede açıklanan devletleştirme dışında kalacağının belirtildiği; bilirkişiler tarafından verilen raporda, taşınmazın ağaç türü bakımından hakim unsur olarak aşısız kestane ağaçları ihtiva ettiğinin belirtildiği, aşısız kestane ağaçlarının diğer ağaç türlerine göre hakim nitelik taşıyıp taşımadığının belirtilmesi gerekeceği; ayrıca, devletleştirme sırasında bedeli ödenmemiş olan yerler için iade bakımından başvurma bir süreye ve şekle tabii tutulmadığı, … İdaresine karşı ileri sürülen bir istek veya verilen bir dilekçe iade için başvuru sayılabileceği, bilirkişiler iade hususunda bir talep bulunup bulunmadığını … İdaresinden ve tapudan sorduklarını; ancak, aldıkları bilgilere göre müracaat vaki olmadığını bildirdikleri, bu yönün bilirkişiler tarafından değil mahkeme tarafından inceleme konusu yapılarak iade konusunda talepte bulunulup bulunulmadığının … İdaresinden, yetkili dairelerden araştırılıp sorulması gerekeceği, 5658 Sayılı Yasaya göre bilirkişiler tarafından da ifade edildiği gibi Devletleştirilen bir yerin iadeye tabi yerlerden olabilmesi, başka deyimle özel … olabilmesi için etrafının tarla, bağ, bahçe gibi özel mülkiyet konusu yerlerle çevrili olması ve devlet ormanıyla çevrilmiş

olmamasının gerektiği, bilirkişiler etraftaki arazilerin nizalı yerle aynı karakteri taşıyan … niteliğinde olduğunu bildirdikleri, bu yönün de mahkece araştırılması ve nizalı taşınmaz etrafında tapulu yerler varsa bunların getirtilmesi; ayrıca etrafta bulunduğu bildirilen ormanların özel … olup olmadığının … İdaresinden sorulması ve 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesinin buna göre olaya uygulanma imkanı bulunup bulunmadığının tartışılması; ayrıca, tapu kaydının üç tarafında … bulunduğu, Devlet ormanı ile ayrılan sınırların ayırıcı sınır sayılabilmesi için bu derelerin devamlı su akıtılan dereler olması gerektiği, mahkemece yapılan keşifte bu yön üzerinde de durulmadığı; bundan ayrı, 6831 Sayılı Yasanın değişik ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 1. maddesinin (F) fıkrasının 4785 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile birlikte mütalaa edilmesi gerektiği, bilirkişiler taşınmazın bir kısım yerinin daha önce … arazisi olarak kullanıldığını fakat sonradan bu yerlerin de koruluk haline geldiğini bildirdikleri, 1. maddenin (F) bendinin uygulanabilmesi için taşınmazın … sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu olması ve ayrıca hakim karakteri itibariyle de … arazisi niteliğinde bulunmuş olması gerektiği; ayrıca, davacı taraf daha önce 1954 yılında … İdaresinden bu taşınmaz içerisindeki ağaç ve ağaçcıkları kesmek üzere izin almış olduğunu, … İdaresince kendisine izin verildiğini savunduğu, buna karşılık … İdaresi vekili tarafından verilen 23.09.1986 tarihli dilekçenin 2 numaralı bendinde 1954 yılında her nasılsa … izni verilmiş olduğu; ancak, … izninin idari bir hata sonucu verilmiş olabileceği açıklandığı, … izni verilip verilmediğinin, verilmiş ise dayanağının … İdaresinden sorulup saptanması ve bütün bu yönler incelendikten sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi” gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu parselin özel … olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, taşınmazın özel … olarak tescili davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce … kadastrosu yapılmamıştır.
Arazi kadastrosu sırasında; dava konusu … …… … 19, 904 parsel sayılı 39.250 m² yüzölçümündeki taşınmaz 19.04.1954 tarihli 36 sıra nolu tapu kaydıyla tarla ve çalılık niteliğiyle davacı adına tespit edilmiştir…. Yönetiminin bu tespite itirazı üzerine … Gezici Arazi Kadastro Mahkemesince davacı adına yapılan tespitin iptaliyle taşınmazın … olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacıların dayandığı Ocak 1954 tarih 36 numaralı tapu kaydı, mera, tarla ve çalılık niteliğinde, doğu, batı ve kuzeyi …, güneyi yol hudutlu ve 29408 m2 yüzölçümündedir. Bu kayıt, Ermenilerden metruk olup, Hazinenin … …’a satışı sonucu Eylül 194 tarih 11 numarada kayıtlı iken, adı geçenin diğer mirasçılarının …’a satışı ile oluşmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma sonrası yapılan keşifte dinlenen … ve … bilirkişilerin birlikte düzenledikleri 17.06.1991 tarihli raporda, dava konusu taşınmazın kuzeyden güneye doğru uzanan bir sırtın doğu ve batıya bakan % 80-90 meyilli yamaçları olduğunu, üzerinde 0,9 kapalılık teşkil edecek şekilde 30-60 yaşlarında ağaçlarla kaplı ve hakim ağaç türünün % 60 oranında aşısız kestane, % 40 oranında kayın, gürgen, … ve … bulunduğunu, sabit hudutlarla çevrili ve hakim ağaç türünün % 60 oranında aşısız kestane ağaçları olduğundan 4785 Sayılı Yasanın 2. Maddesinin (B) bendine göre devletleştirilmeye tabi olmayan özel … olduğunu bildirdikleri, bozmadan önce bilgilerine başvurulan ve 15.05.1987 tarihli raporu düzenleyen … ve … bilirkişileri ise, taşınmazın % 120 eğimli ve 0,9 kapalılık teşkil eden koru ormanı niteliğinde olduğunu, üzerinde 30-60 yaşlarında aşısız kestane ağaçları ile 50 yaşlarında kayın, gürgen, 40-50 yaşlarında meşe ve ıhlamur ağaçları, … kenarlarında 20 yaşlarında …, alt tabakada … gülü, laden ve eğrelti ile kestane, gürgen, kayın, meşe gençlikleri toprakta ölü örtü ve humus tabakası bulunduğunu açıklamışlar idi.
Hükme dayanak alınan 13.06.1991 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiler hakim ağaç türünün aşısız kestane ağaçları olduğunu bildirmişlerse de, taşınmazdaki aşısız kestane ağaçları

ile diğer … ağaçlarının sayısı, yaşları, konumları belirtilmemiş, eski tarihli … fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları getirtilerek incelenip, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, ağaçların cinsi, yaşı, sayısı, taşınmazdaki konumları belirlenmemiştir. Bozmadan önceki keşifte 15.05.1987 tarihli raporu düzenleyen bilirkişiler taşınmaz üzerinde bulunan 30 yaşlarındaki ağaçların aşısız kestane ağaçları olduğunu açıkladıkları hükme dayanak alınan 17.06.1991 tarihli raporda da ağaçların cinslerine göre yaşları belirtilmeden 30-60 yaşlarında ağaçlarla kaplı olduğunu bildirdiklerine göre 30 yaşlarındaki ağaçların aşısız kestane ağacı olduğu ve raporların düzenlendiği tarihler gözönüne alındığında 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 1945 tarihinde arazi üzerinde bulunmadığının kabulü ile hakim ağaç türü olarak kabul edilen aşısız kestane ağaçlarının hesabına dahil edilmemesi de gerekir. Bilirkişi raporlarında bu konuda bir açıklamada bulunmamaktadır.
Yine bozma kararında açıkça taşınmazın Devletleştirilmiş … olup olmadığı ve Devletleştirilmiş … ise iadesi bakımından başvuru yapılıp yapılmadığı … ile ilgili dairelerden araştırma yapılması ile 1954 yılında … izni verilip verilmediğinin, verilmiş ise ilgili belgelerin … Yönetiminden istenerek saptanması gereğine değinildiği halde, bu konular üzerinde de durularak gereği yerine getirilmemiştir.
Bu nedenle; öncelikle, taşınmazın Devletleştirilmiş … olup olmadığı, tapu sahiplerinin iade hususunda bir taleplerinin bulunup bulunmadığının … ile ilgili dairelerden sorularak belirlenmesi gerekmektedir.
Devletleştirilmiş ormanlar sahiplerince 4785 Sayılı Yasanın 5. ve 5658 Sayılı Yasanın geçici 1. maddelerinde tayin edilen müddet içerisinde gerekli başvurular yapılmış ve aynı yasanın 3. ve 4. maddelerine göre de işlemleri tamamlanmış veya tamamlanmak üzere bulunan ormanlardır.
Yapılan araştırma sonucu taşınmazın Devletleştirilmiş … olmadığı anlaşılırsa bu kez Devletleştirmeye tabi … olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Devletleştirmeye tabi ormanlar; gerek 4785 gerekse 5658 Sayılı Yasalarca öngörülen süre içerisinde gerekli başvurular yapılmamış, yapılsa bile sair vecibeler yerine getirilmemiş ve sonuçda yasa hükmü ile devletleştirilmiş ormanlardır.
Bir ormanın devletleştirmeye tabi ormanlardan olduğunun kabul edilmesi;
1) Bu ormanın 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 13.07.1945 günü itibariyle mevcut olması,
2) 4785 Sayılı Yasanın 2. maddesinde gösterilen istisnalara dahil bulunmaması,
3) İktisabının haklı bir sebebe dayanması, tesis edildiği tarihteki mevzuata uygun bulunması tapunun mevki, hudutları ve cinsi itibariyle iddia edilen araziye uygun bağlıdır.
Şartlarının gerçekleşmiş olmasına dağlıdır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz ve tüm geniş çevresini gösterir kadastro paftası örneği, tüm komşu parsellere ilişkin kadastro tespit tutanakları ile kesinleşenlere ait tapu kayıt örnekleri, eski tarihli memleket haritası ile … fotoğrafları, … vekili tarafından verilen 23.09.1986 tarihli dilekçesinin 2 numaralı bendinde sözü edilen ve 1954 yılında verilen … iznine ilişkin tüm belgeler ve haritası ilgili yerlerden getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve … Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek … mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir … mühendisi, bir … mühendisi ve bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogometri) mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte yukarıda değinilen belgeler dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp, bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın niteliğinin ne şekilde görüldüğü, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskopik aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, bu belgelere göre taşınmazın üzerinde bulunan ağaçların cinsleri, sayısı, yaşları ve konumları ile taşınmaz üzerindeki dağılımları belirlenip, hakim ağaç türü saptanmalı, tüm komşu parsellerin nitelikleri belirlenmeli, çekişmeli taşınmaz ve tüm … taşınmazların konumu pafta bazında … fotoğrafları ve memleket haritası üzerinde gösterilmeli, taşınmazın topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak gerçek eğim durumu ile halen üzerinde bulunan ağaçların cinsleri,

yaşları, sayısı ve konumları belirlenmeli, 1954 yılında verilen … iznine ilişkin belgeler ve haritası uygulanmalı, … iznine konu olan ağaçlar saptanarak hakim ağaç türünün belirlenmesinde dikkate alınmalı, keşifte hakim gözetiminde taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli ve bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda yapılacak araştırma ve icneleme sonucu taşınmazın 4785 Sayılı Yasanın 2. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında bulunmayıp, aynı yasanın 1. maddesi gereğince Devletleştirildiğinin saptanması halinde, 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi yerlerden olup olmadığının araştırılması gerekir.
09.07.1945 tarihli ve 4785 Sayılı Yasayla devletleştirilen ormanların iadeye tabi olabilmesi, bir başka anlatımla özel … olabilmesi için 5658 Sayılı Yasanın 1. maddesinde açıklandığı gibi etrafının …gibi … arazisi, özel …, şehir, kasaba ve köy merası ve … Yasasının birinci maddesine göre … sayılmayan yerlerle çevrili olmak şartıyla devlet ormanlarından tamamen ayrılmış olması, devlet ormanlarıyla bitişikliğinin bulunmaması gerekmektedir.
Ormana bitişik olmama halini düzenleyen ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan … Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğinin 20. Maddesinin (n)fıkrası “Devlet ormanlarından, tarla, bahçe gibi kültür arazileri, özel …, tahsisli mera ve toplu yerleşim alanları, 6831 Sayılı … Yasasının 1. Maddesi istisna bentlerine göre … sayılmayan arazi çeşitleri, ayrıca nehir, ırmak, yaz kış devamlı akan ve genel olarak yatağı değişmeyen …; 5658 Sayılı Yasanın yürürlüğe girmesinden önce mevcut olan karayolu ve demiryolu ile yarıntı ve kayalıklarla ayrılma halidir” şeklindedir.
Dayanak tapu kaydının yine üç tarafı …, bir tarafı yoldur. Taşınmazın ise doğusu ve kuzeyi, kuzey batısı …, güney ve güneybatısı yol ile çevrilidir. … bilirkişiden taşınmazın sınırında bulunan derelerin yaz kış devamlı akan ve yatağı değişmeyen dereler olup olmadığı yönünde rapor alınmalı, yine taşınmazın güney ve güneybatısında bulunan yolun devlet karayolu olup olmadığı belirlenmeli, … bilirkişi krokrisine göre güney ve güneybatı yönden geniş ormanlık alanlarla bütünlük içerisinde bulunduğundan, bu yolun … içi yol niteliğinde bulunup bulunmadığı, … içi yolların devlet ormanı ile ayırıcı sınır kabul edelemeyeceği, taşınmazın devlet ormanına bitişik olduğu ve 5658 Sayılı Yasanın 1. ve … Kadastro Yönetmeliğinin 20/n maddesinin olayda uygulanma olanağının bulunmadığı gözetilmeli, gezici arazi kadastro mahkemesinin kesinleşen 13.08.1962 tarih ve 1960/726-1962/364 sayılı kararının tarafları bağlayan kesin hüküm niteliğinde bulunup bulunmadığı değerlendirilmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca, taşınmazın bulunduğu köyde … kadastrosunun yapılıp yapılmadığı sorularak yapılmış ise, bu durumda davanın varlığının … kadastrosunun kesinleşmesini önleyeceği ve davanın … kadastrosuna itiraz niteliğine dönüştügünün kabulü gerekeceğinden … kadastrosuna itiraz yönünden kadastro mahkemesinin görevli olduğu düşünülüp, görevsizlik kararı verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 10/07/2008 günü oybirliği ile karar verildi.