YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10738
KARAR NO : 2009/15372
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Yukarı … Mahallesi 6 ada 3 parsel sayılı 81.119 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 22.048 m2 yüzölçümlü Şubat 1955 tarih 172, Eylül 1962 tarih 20, Ağustos 1958 tarih 789 sıra nolu tapu kayıtları uygulanarak tarla niteliğiyle Galip Yüksel ve müşterekleri adlarına tespit ve tescil edilmiş, 24.07.1987 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucu dava konusu 148 ada 12 sayılı parsel de olmak üzere 137 ila 158 adalarda bir çok ifraz parselleri oluşturulmuştur. Çekişmeli 148 ada 12 sayılı parsel sayılı 253,98 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satış yoluyla davalıya geçmiştir. 07.07.1994 tarihinde beyanlar hanesine 6831 sayılı yasanın 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı şerhi konulmuştur. Davacı Hazine, 149 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığından tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Dava sırasında dava dilekçesini ıslah ederek 148 ada 12 parseli dava ettiğini belirtmiştir. Davacı …; 148 ada 12 sayılı parselin beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra Hazine tarafından açılan davanın kabulüne, kişinin davasının reddine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı-davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1965 yılında genel arazi kadastrosu, 1981 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 04.01.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu, 2. ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması ile PIII numarasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, bu işleminde kesinleştiği, taşınmazın 1943 yılında orman sınırı içine alınmakla, önceki tapu kayıtlarının yasal değerini yitirdiği, kaldı ki; 22.048 m2 yüzölçümlü revizyon tapusunun miktarından çok fazla bölümün baştan beri orman sınırları dışında kaldığından III numaralı 2. madde ve XXXI numaralı 2/B madde poligonlarının tapu kaydı kapsamında kaldığının da kabul edilemeyeceği, 3194 Sayılı Yasanın 4. maddesinde imar uygulamasına tabi tutulacak arazilerin gösterildiği, Anayasanın 169 ve 170. maddelerinin koruyuculuğu altındaki ormanların ve 2/B madde alanlarının imar uygulamasına tabi tutulamayacağı, yapılan ifraz ve tescil işlemlerinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu, kaldı ki taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.’nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026 (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına, … taşınmazı satın almış ise sebepsiz zenginleşme kurallarına göre satış bedelini bu yeri kendisine devir eden kişilerden geri alabileceğine göre, …’in temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20.10.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.