Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16665 E. 2009/18899 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16665
KARAR NO : 2009/18899
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 5, 6, 8 ve 9 parsel sayılı sırasıyla 5826,92 m2 – 3117,79 m2 – 1630,56 m2 – 14327,84 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava konusu 9 sayılı parselin 24.06.2008 tarihli … bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 3757,40 m2 kısmının kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, 5, 6 ve 8 sayılı parseller ile 9 sayılı parselin (B) kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, taşınmazlar orman sınırları dışında bırakılmıştır.
Mahkemece, taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle Orman Yönetiminin davası reddedilmiş ise de, dava konusu taşınmazlar ve komşu parsellerinin, Hazine adına ham … niteliği ile tespit gören 101 ada 15 sayılı parsel ile çevrili olduğu halde, bu parsel hakkında dava olup olmadığının araştırılmadığı, Orman Yönetimi tarafından bu parsel hakkında dava açılmış ve parselin orman olduğu belirlendiği takdirde, çekişmeli taşınmazların 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklığı olacağının düşünülmediği, keza hükme esas alınan orman bilirkişi … … tarafından hazırlanan raporun matbu olduğu, Dairede bugüne kadar temyiz incelemesi yapılan yöreye ait çok sayıda dosya ile başka yörelere ait dosyalara aynı raporun konulduğu, bilgisayarda yazılan raporun kes-yapıştır yöntemiyle hemen hemen aynı bilgilerle bütün dosyalara konulduğu, öyle ki; … yöresine ait bazı dosyalarda Karadeniz yöresine ait bitkilerin yetiştirildiğinden bahsedildiği, yine Hazine adına ham … niteliği ile tespit gören büyük parsellerde dahi mısır, fasulye gibi ürünlerin ekildiğinden bahsedildiği, dava konusu edilen her taşınmazın özelliklerinin ayrı ayrı değerlendirilerek tartışılması yerine aynı raporun kes yapıştır yöntemiyle bütün dosyalara konulduğu, bir tek rapor ile ülkenin değişik yörelerinde bulunan pek çok taşınmazının özelliklerinin belirtilmesi yoluna gidildiği, bu yönüyle hükme esas alınan raporun gerçeklikten ve bilimsellikten uzak ve afaki olduğu, bu haliyle raporun taşınmazların orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı anlaşılmaktadır. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, taşınmaza komşu 101 ada 15 sayılı parsel hakkında dava olup olmadığı araştırılarak varsa o davanın sonucu beklenmeli, ondan sonra önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, taşınmaza komşu 101 ada 15 sayılı parselin orman olduğuna karar verilirse dava konusu taşınmazın 6831 sayılı yasanın 17/2 maddesi ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince orman içi açıklığı olacağı ve bu tür yerlerin zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı ve özel mülk olarak tescil edilemeyeceği, Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu göz önünde bulundurulmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 17.12.2009 günü oybirliği ile karar verildi.