YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17489
KARAR NO : 2023/2554
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2-Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26.05.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli kararı ile (Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin “01.01.2020 tarihi itibariyle… hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda …. basit yargılama usulü uygulanmaz” bölümündeki “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptal kararı gözetilerek “basit yargılama usulü” yönünden mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu) bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma Üzerine; Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.06.2021 tarihli kararı ile bozma ilamına uyularak, sanık hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 292 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Silivri 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 11.06.2021 tarihli kararına sanığın itiraz etmesi üzerine aynı Mahkeme’nin 10.09.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’nun 292 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesi, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle 5 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyiz dilekçesinde herhangi bir sebep bildirmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İncelemeye konu olay; Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın, 28.01.2015 tarihinde yapılan YAT sayımında koğuşunda bulunamaması, firar etmiş olduğu iddiasına ilişkindir.
2.02.03.2016 tarihli tutanağa göre, sanık kolluk ekibi tarafından yapılan kimlik kontrolünde yakalanmıştır.
3. Sanık cezaevinden kaçtığını ikrar etmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Ceza İnfaz Kurumu görevlileri tarafından tutulan tutanak, 02.03.2016 tarihli yakalama tutanağı ve sanığın ikrarı karşısında; sanığın bu yöndeki temyiz gerekçeleri yerinde görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmesi gerekirken, sonuç cezanın 5 ay hapis cezası olarak belirlenmesi, isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle Silivri 4.Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2021 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden kazanılmış hak uygulamasının yapıldığı, 4.fıkranın çıkartılarak yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 5 ay hapis cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 26.04.2023 tarihinde karar verildi.