YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11510
KARAR NO : 2009/14211
KARAR TARİHİ : 05.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına ve 2/B uygulamasına itiraz ile tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.03.2003 … ve 2002/10255- 2003/1568 sayılı bozma kararında özetle: “Mahkemece yeniden yapılacak keşifte eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanarak öncesi belirlenmeli, taşınmazın doğal eğimi saptanmalı, % 12’yi geçmesi halinde 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi kapsamı dışında orman sayılan yer olduğu gözönünde bulundurulmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, krokide (B)=9300 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, üzerinde bulunan 20 adet zeytin ağacı, 25 adet zeytin fidanı, 3 adet İncir ağacının tutanağın beyanlar hanesinde … mirasçılarına ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine, (A)=17250 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline, bu kısımdaki 205 adet zeytin ağacı, 130 adet zeytin fidanı, 10 adet incir, 10 adet ceviz, 3 adet kayısı ağacının … mirasçılarına ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına ve 2/B uygulamasına itiraz ile tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 12.01.1996 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşmeyen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada; öncesi 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamında orman sayılan yerlerden olup, 2/B şartlarını taşıdığı için hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu saptanarak, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekili, Hazine ve Orman Yönetiminin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, dava orman sınırlamasına itiraz davası olup sadece davanın reddine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, Hazine adına tapuya tescile karar verilmesi ve 5831 Sayılı yasanın ek 4. maddesine göre “6831 Sayılı Orman Kanununun 20/06/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/09/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 05/06/1986 tarihli ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir. Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz” hükmü gereğince, taşınmaza henüz tutanak düzenlenmediğinden muhdesat tesciline karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün birinci ve ikinci paragrafları kaldırılarak, bunun yerine “Davanın reddine” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ve Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 05/10/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.