YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8287
KARAR NO : 2008/12523
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 194 ada 164 ve 171 sayılı parseller orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, davacı gerçek kişi taşınmazların orman sayılmayan yerlerden oluğunu, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, Orman Yönetimi yararına yapılan tesbitin iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 28. Maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır.
Mahkemece; davacı vekiline duruşma gününün meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilmesine rağmen 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereği ilk duruşmaya kadar sebep ve delillerini dilekçe veya ilk oturuma gelmek sureti ile bildirmesi, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağı ihtar edilmesine rağmen, dava sebep ve delillerini bildirmediği gibi, ilk oturuma da bila mazeret iştirak etmediği anlaşıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Oysa; davacı vekili, dava dilekçesinde dava sebebini ve dayandığı delillerini açıkça bildirmiş, dava konusu edilen taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı, bu taşınmazlar için tesbit gününe kadar yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu iddia edildiğine, delil olarak tanık, keşif, bilirkişi raporları, kadastro tesbit tutanaklarına dayanıldığına göre, davacının dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi hükmü, davacı tarafın dava sebep ve delillerini dava dilekçesinde bildirmemesi durumlarında uygulanır. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 28. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilerek, işin esasına girilip, tarafların dayandıkları delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yasa hükmünün yanlış yorumlanarak, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı tarafın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 09/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.