YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/723
KARAR NO : 2023/2611
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı ( 5271 sayılı Kanun) maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 23.02.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
2. Adana 9.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi gereğince ayrı ayrı 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ; sanık … hakkında hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ; sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesi gereğince 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, tutuklulukta ve gözaltında geçen sürenin mahsubuna, sanık … hakkında hükmedilen cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesine göre mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanıklar müdafiinin temyiz isteği;
1.Kasten yaralama suçu yönünden, haksız tahrik indirimi uygulandığı halde cezanın teşdit uygulanarak verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, tüm sanıkların yaralamadan sorumlu tutulmalarının olaya uygun olmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
2. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden; suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastının bulunmadığına, cezanın teşdit uygulanarak verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir.
B.Sanık … tarafından sunulan temyiz dilekçesinde somut bir temyiz nedenine yer verilmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, mağdurun sanık …’nın kardeşinin eski nişanlısı olduğu, olay günü mağdurun sanık … ile buluşmak istediği, sanık …’nın buluşma yerine diğer sanıklar ile birlikte geldiği, sanıkların mağduru darp edip zorla arabaya bindirdikleri, araç içerisinde de mağduru darp ettikleri,mağduru portakal bahçesi mevkine götürdükleri, sanıkların mağduru burada da darp ettikleri ve sanık …’in mağduru kemerle dövdüğü, sonrasında yeniden arabaya bindirip P… İlkokulu önüne geldikleri, burada sanıkların araçtan inip uzaklaştıkları, mağdurun arabasına binip evinin önüne geldiği ve polise haber verdiği iddiasına ilişkindir.
2.Dava dosyası içerisinde bulunan 21.02.2015 tarihli tutanakta, … Mahallesi …. adresinde darp edilmiş bir şahsın bulunduğu anonsu üzerine kolluk görevlilerinin belirtilen adrese geldiği ve mağdurun darp edilmiş vaziyette, yüz bölgesinde kan ve morluklar olduğu halde bulunarak hastaneye sevk edildiği hususunun tespit edildiği görülmüştür.
3.Dava dosyasında bulunan 21.02.2015 tarihli tutanakta, mağdurdan alındığı iddia olunan kemerin sanık … tarafından rızaen kolluk görevlilerine teslim edildiği anlaşılmıştır.
4. Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 14.04.2015 ve 16.11.2015 tarihli adli raporlarda, mağdurda meydana gelen sol timpanik membranda meydana gelen yırtıktan dolayı mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
5.Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16.03.2015 tarihli raporda, olaya karışan 31 HK.. plakalı araçtan alınan (2) ve (3) nolu kan örneğinin mağdur …’dan alınan kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Dava dosyası içerisinde bulunan olay ve yakalama tutanağı içerikleri, katılanın aşamalardaki anlatımları, doktor raporları, kriminal rapor içeriği, sanıkların aşamalardaki kısmen ikrar içeren savunmaları dikkate alındığında suçların unsurlarının oluştuğuna dair mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. Sanıkların eylemler üzerinde ortak hakimiyet kurdukları anlaşıldığından hepsinin müşterek fail olarak sorumluluklarının bulunduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle tüm sanıkların 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmalarına yönelik mahkeme kabulünde isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, suç kastı bulunmadığına, tüm sanıkların yaralama suçundan cezalandırılmasının olaya uygun olmadığına yönelik temyiz itirazları yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cezanın teşdit uygulanarak verilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna yönelik temyiz itirazları yönünden ise,
Mahkemece kasten yaralama suçu yönünden,”TCK nun 86/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçim ve şekli, suçun işlendiği yer ve zaman , meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı, sanıkların amaç ve kasıtları (sanıkların suç tarihinde hep birlikte hareket ederek mağduru ilk buşulma yerinde dövmeleri, sonra burada olaya başka kişilerin müdahale edebileceğini düşünerek mağduru buradan alarak şehir dışında kimsenin olaya müdahele edemeyeceği, mağdura yardım edemeyeceği bir yere mağduru götürerek burada mağduru ağır bir şekilde dövmeleri, bu itibarla sanıkların olaydaki kasıtlarının ağırlığı , olayın gecenin geç saatinde ıssız bir yerde yapılmış olması ve mağdurun vücudunda meydana gelen yaraların ağırlığı) dikkate alındığında takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların cezalandırılmalarına… sanıkların geçmişleri suçtan sonraki davranışları, dikkate alındığında (sanıklardan … ve Ahmet Budak’ın geçmiştede suç işledikleri, suç işlemeyi alışkanlık haline getirdikleri, yine sanıklardan tümünün suçtan sonra pişmanlıklarını gösterir olumlu bir hal ve hareketlerinin tespit edilemediği, sürekli olarak suçu inkara yönelik savunmada bulundukları) hep birlikte göz önünde bulundurulduğunda TCK nun 62 maddesi uyarınca takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına…” karar verilmiştir.
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise, ”suçun işleniş biçim ve şekli , suçun işlendiği, yer ve zaman , meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı, sanıkların kasıtlarının ağırlığı (sanıkların suç tarihinde birlikte hareket ederek, mağduru , zorla mağdura ait araca bindirip, tamamen dövmek amacı ile yani kasten yaralama suçunu işlemek için mağduru ıssız olan bir yere götürdükleri, burada alıkoydukları dövdükleri ve daha sonra yaralı bir şekilde mağduru bıraktıkları bu itibarla sanıkların suç işleme hususundaki kasıtlarının ağırlığı ve suçun işleniş biçim ve şekli) dikkate alındığında takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak sanıkların cezalandırılmalarına…” ve yine yukarıda belirtilen gerekçeler ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkeme gerekçesinin dava dosyası içerisinde bulunan bilgi ve belgelerle uyumlu ve somut olgulara dayandırıldığı görülmüştür. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesindeki kriterler değerlendirilerek cezanın teşdiden belirlenmiş olması ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmaması yönünden hükümlerde hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıklar müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 9.Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2016 tarihli kararında sanıklar müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafii ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.