YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11691
KARAR NO : 2009/14510
KARAR TARİHİ : 12.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 159 ada 5 parsel sayılı taşınmaz, bu dosyada davalı olması nedeniyle … hanesi açık olarak tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, Hazine ve … Köyü Tüzelkişiliğini hasım göstererek 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesine göre yapılan orman kadastrosuna itiraz ederek, bu taşınmazın orman sınırı içine alınmasını istemiş, davanın devamı sırasında taşınmaza tutanak düzenlenip maliki belirlenence tespit tutanağında adı geçen kişiler davaya dahil edilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin krokide (A)=3317,94 m2’lik kısmın orman niteliği ile Hazine, geri kalan kısmın tespit gibi … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Dava konusu taşınmaz hakkında düzenlenen kadastro tutanağı … hanesi açık olarak düzenlenip dosyaya gönderilmiştir. Bu durumda; davada Hazine yasal hasım olup, 3402 Sayılı Yasanın 30/2 maddesi gereğince hakim, resen lüzum gördüğü bütün delilleri toplayarak taşınmaz malın tamamının niteliğini belirleyip, kimin adına tescil edileceğine karar vermek zorundadır. Hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında büyük bölümünün orman olarak görüldüğünü, rapora ekli memleket haritasında çekişmeli taşınmazın tamamının bulunduğu yerin yeşil renkli orman ve ormaniçi açıklık alanında kaldığı, eğiminin % 20 olduğu imar ihyası dahi yapılmadığı ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığı anlaşılmaktadır.
İncelenen dosya kapsamından ve özellikle keşif sonucu resmi belgelere dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporundan, çekişmeli taşınmazların memleket haritasındaki ve kadastro paftasındaki konumu incelendiğinde, komşu 159 ada 2, 3 ve 4 nolu parsellerle birlikte, 101 ada 1 nolu orman parselinin ortasında, ormaniçi açıklığı olduğu, komşu 2, 3 ve 4 parseller hakkında da Hazinenin her zaman devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile dava açabileceği gözönünde bulundurulduğunda; dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi kapsamında ormaniçi açıklığı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 … ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 … ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 … ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 … ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 … ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davanın tümden kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın bir bölümünün özel mülke dönüşmesini sağlayacak şekilde kısmen reddine karar verilmesi karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 12/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.