YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4034
KARAR NO : 2008/7747
KARAR TARİHİ : 26.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında… Köyü 101 ada 1 parselin 37664939.64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Devlet Ormanı niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı, bu taşınmaz içinde kendisine ait … yıllardır zilyetliğinde bulunan 35000 m2’lik taşınmazının kaldığını, bu kısımda yapılan orman kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli parselin 17/12/2007 tarihli krokide (B) = 15105.74 m2’lik kısmının orman sınırı dışına çıkarılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmamıştır.
Davalı Parsel hakkında açılan tüm davaların birleştirilerek birlikte görülmesi gerektiğinden, öncelikle dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2007/15 Esas-2008/13 Karar sayılı dosyası ile bu dosyanın ve 101 ada 1 parsel hakkında açılan başka davalar var ise hepsinin birleştirilmesi ve ormanların mülkiyet hakkının hazineye, intifa hakkının ise Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu göz önün de bulundurularak, asıl mülk sahibi olan Hazinenin davada yasal hasım durumunda olduğu gözetilerek, davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanması, yargılamaya ondan sonra devam edilmesi gerekir. Çekişmeli taşınmazın eğiminin yüksek olduğu teraslamalarla eğimin düşürüldüğü, memleket haritasındaki konumuna göre bitişik orman parseli ile aynı özellikte göründüğü, paftasında ise bitişik 416 ada 1 parsel ile birlikte 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince ormaniçi açıklığı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bitişik 416 ada 1 parsel hakkında orman yönetimi veya hazine tarafından açılan bir dava olup olmadığı araştırılarak, var ise sağlıklı bir sonuca ulaşabilmek için bu dava ile birleştirilmelidir. Açılmadı ise devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile Hazinenin her zaman dava açabileceği göz önünüde bulundurulmalıdır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı …’ın davasının tümden reddi gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca dava, orman kadastrosuna itirazla birlikte aynı zamanda arazi kadastrosuna da itiraz niteliğinde olduğundan, tutanağı kesinleştirilmeyen davalı parsel hakkında sicil oluşturulmaması da usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 26.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.