Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7815 E. 2023/4819 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7815
KARAR NO : 2023/4819
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/261 Esas, 2016/186 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

KDZ. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/186 sayılı Kararının, katılan … vekili ile sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
Görevi kötüye kullanma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, köy halkından olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve 442 sayılı Köy Kanunu’nun 33 üncü maddesinin (b) bendi uyarınca köy derneğince seçilerek köy tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan …’in hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.KDZ. Ereğli Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.09.2015 tarihli ve 2015/1183 Esas, 2015/1616 Soruşturma, 2015/1164 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.KDZ. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/186 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz istemi; eksik ceza tayin edildiğine, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin doğru olmadığına,
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun oluşmadığına, Kadastro Mahkemeleri resen araştırma yaptıklarından sanığın hükmü temyiz edip etmemesinin davaya etkisinin olmadığına, lehe indirim maddesinin uygulanması gerektiğine, muhtarlık bütçesinden dava takip masrafları için bütçe ayrılmadığına, zarar oluşmadığına, köy halkından olmak dışında bir sıfatları bulunmayan kişilerin davaya katılması ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Esenler köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın, köyün davalı olduğu Kdz. Ereğli Kadastro Mahkemesinin 2008/621 Esas sayılı dosyasında, tebligata rağmen davayı takip etmediği, dava sonucunda köy tüzel kişiliği aleyhine verilen hükmü temyiz etmediği ve köy tüzel kişiliğinin zararına neden olduğu kabul edilerek ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
UYAP sisteminde yapılan sorgulamada; sanık hakkındaki KDZ. Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.09.2017 tarihli, 2016/64 Esas ve 2017/413 sayılı Kararı ile icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/2500 Esas, 2018/537 sayılı Kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmek suretiyle kesinleştiği anlaşılmakla; zincirleme suç ile mahsup hükümlerinin tartışılıp değerlendirilmesi bakımından bahse konu dava dosyasının dosya arasına alınıp incelenerek, sanığın hukuki durumunun hasıl olacak sonuca göre belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 72 nci maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin anılan düzenlemenin yürürlük tarihinden önce olmasına göre, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinde belirtilen diğer koşullar yönünden denetime imkan verecek şekilde değerlendirme yapılması gerekirken, daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının hüküm fıkrasında gösterilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmemesi,
Suçtan doğrudan zarar görmeyen, dolayısıyla davaya katılma hakkı bulunmayan … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan … vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle KDZ. Ereğli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/261 Esas, 2016/186 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,11.04.2023 tarihinde karar verildi.