Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1021 E. 2023/17019 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1021
KARAR NO : 2023/17019
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2020/23492 Esas, 2022/21229 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.02.2023 tarihli ve KD-2023/12072 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçu yönünden, hükümden sonra 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla “Seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı görülerek iptaline karar verilmesi sonrasında, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan seri muhakeme usulünün uygulanmaması nedeniyle hükme ilişkin onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. HUKUKÎ SÜREÇ
… Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 31.10.2022 tarihli, 2020/23492 Esas ve 2022/21229 Karar sayılı kararı ile karar onanmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 2,29 promil alkollü olduğu halde araç kullandığı ve alkolün etkisiyle kaza yaptığı iddia ve kabul edilmiştir.
VII. GEREKÇE
1. 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla “Seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan “Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz” hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
2. Somut olayda, sanığın üzerine atılı trafik güvenliğini tehlikeye atma suçu ile birlikte hakaret ve tehdit suçlarını da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında itiraza konu suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
VIII. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 4. Ceza Dairesinin, 31.10.2022 tarihli, 2020/23492 Esas ve 2022/21229 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3. … Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 09.02.2016 tarih ve 2015/236 Esas, 2016/66 Karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu; gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.