Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/8255 E. 2008/10993 K. 15.09.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8255
KARAR NO : 2008/10993
KARAR TARİHİ : 15.09.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ve müdahil davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, davalı gerçek kişiler aleyhine açtıkları davada sınırlarını gösterdikleri 4 parça taşınmazın murislerinden intikal ettiğini ve uzun yıllardır zilyetliklerinde olduğunu bildirerek veraset ilamındaki payları oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece davacı ve müdahil davacıların davalarının reddine karar verilmiş; hüküm davacılar ve müdahil davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni kanunun 713 maddesi hükmü uyarınca açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yargılama sırasında genel arazi kadastrosu yapıldığı ve krokide (A) ile gösterilen kısmın … köyü 128 ada 2 ve 7, (C) ile gösterilen kısmın 128 ada 5, (D) ile gösterilen kısmın 132 ada 1 ve (B) ile gösterilen kısmın 132 ada 3 parsel numaraları ile sınırlandırıldığı ve 128 ada 2, 5 ve 7, 132 ada 1 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit tutanaklarından Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/778 esas sayılı dosyası ile davalı olduğunu bildirilerek sınırlandırıldığı anlaşılmaktadır. 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi gereğince Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur. 27. madde hükmü gereğince genel mahkemelerde açılmış bulunan davaların görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekir.
Mahkemece 3402 Sayılı Yasanın 27. maddesi hükmü gereğince dosyanın görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekirken bu husus dikkate alınmaksızın davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar ve müdahil davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 15.09.2008 günü oybirliği ile karar verildi.