Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/12887 E. 2009/15271 K. 20.10.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12887
KARAR NO : 2009/15271
KARAR TARİHİ : 20.10.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Köy Tüzelkişiliği tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 180 ada 1 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliğinde davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı HAZİNE, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmış; yargılama sırasında …, 23/05/2008 tarihinde davaya konu yerin tapulu taşınmazı olduğu iddiasıyla davaya harçlı katılmış, ancak daha sonra davadan feragat etmiştir.
Mahkemece, katılan davacı …’in davasının feragat nedeniyle REDDİNE, Hazinenin davasının KABULÜNE, dava konusu taşınmazın HAZİNE adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 09/06/1998 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın halen aktif … yatağı olup, üzerinde ekonomik amacına uygun ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin henüz tamamlanmadığının anlaşıldığına, bu hali ile 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 14 ve 17. maddelerine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluşmadığı belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, aktif … yatağı olduğu saptanan taşınmazın bu niteliğinin kadastro tutanağının beyanlar hanesine yazılmak suretiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken hükümde bu hususa yer verilmemiş olması doğru değil ise de, bu yön hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan “Tespitin iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline” cümlesinden sonra “Tutanağın beyanlar hanesine aktif … yatağı olduğunun yazılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/10/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.