YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12878
KARAR NO : 2009/15283
KARAR TARİHİ : 20.10.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında dava konusu … Köyü 148 ada 18 parsel sayılı taşınmaz tarla niteliği ve belgesiz zilyetlik nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı HAZİNE, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu teşkil etmeyen,devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, davanın KISMEN KABULÜ İLE,dava konusu taşınmazın … bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 9698,42 m2 ve (C) ile gösterilen 6112,90 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin hazine adına TAŞLIK arazi niteliğiyle TESCİLİNE, (B) ile gösterilen 8428,78 m2 yüzölçümündeki bölümünün TESPİT GİBİ DAVALI ADINA TESCİLİNE karar verilmiş hüküm davacı HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraza ilişkidir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 11/12/1991 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; davaya konu taşınmazın içinde yer aldığı ada ve komşu adalardaki parsellerin adeta kağıt üzerinde imar uygulaması yapılmışcasına geometrik şekilleri ile kenar ve açılarının son derece muntazam büyüklüklerinin birbirlerine yakın yüzölçümünde göründüğü, aralarından belirli ve eşit aralıklarla düzenli ve muntazam yolların geçirildiği, taşınmaz köyde bulunmakla, bu biçimde bir imar uygulamasının söz konusu olamayacağı, kaldı ki,çekişmeli parsellerin paftası,bu parseller arasından geçirilen yollarla birlikte göz önüne alındığında, gerek memleket haritasında ,gerekse, keşifte uzmanlığına başvurulan zirai bilirkişi raporuna eklenen fotoğraflarda paftasında kağıt özerinde gösterilen yollar ile bu parsellerin çap sınırlarını ayıran herhangi bir belirti görünmediğinden, kadastro sırasında oluşturulan bu parsellerin zemindeki duruma uymadığı ve büro çalışması sonucu bu parsellerin oluşturduğunun anlaşıldığı, ayrıca aynı … temyiz incelemesi yapılan dairenin 2009/12870, 12880, 12885, 12878 esas sayılı mahkemenin 2007/372, 368, 371 ve 374 sayılı dava dosyalarının konusu 148 ada 22, 20, 21 ve18 parsel sayılı taşınmazların biri birine bitişik parseller olduğu,çekişmeli parsel hakkındaki davacı hazinenin davasının kısmen reddine karar verilen bölümün, parselin … bir bölümünü oluşturduğu ve bitişikteki parsellerin, davacı Hazinenin davasının kısmen reddine karar verilen bölümlerinin de, aynı durumda olup bu parsellerin tamamı birlikte göz önüne alındığında kişi adına tescil edilen bölümlerin biri birinin devamında ince bir şerit halinde, mahkemece davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne karar verilen bölümlerinin arasında yer aldığı, bu biçimde bir zilyetliğin ve … yapılmasının taşınmazın ekonomik amacına uygun olduğunun kabul edilemeyeceği, parselin tamamının ormanın devamı niteliğinde zamanaşımı zilyetliği ile kazanmaya elverişli olmayan yerlerden olduğu ve tarımsal üretime elverişli hale getirmeye yönelik imar ve ihya işleminin tamamlandığının kabul edilemeyeceği gözetilerek, davaya konu parselin tamamı yönünden 3402 Sayılı Kadastro kanununun 14 ve 17. maddesine göre imar ve ihyaya dayalı zilyetlikle kazanma şartlarının davalı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı HAZİNE’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20/10/2009 günü oybirliği ile karar verildi.