Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/8286 E. 2023/953 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8286
KARAR NO : 2023/953
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki icra müdürlük işlemini şikayet nedeniyle yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile 02.10.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kararın davalı/3. kişi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, kamu düzenine aykırılık bulunmayan ilk derece mahkemesince verilen kararın yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/3. kişi vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; takipten sonra ipotekli taşınmaz kiracısı olması nedeniyle kira borçlarının icra dosyasına yatırması gerektiğine dair davalı 3. kişiye İİK’nun 150/b. maddesi uyarınca müzekkere gönderilmesi talebinin icra müdürlüğünce reddine ilişkin 02.10.2020 tarihli kararın kaldırılarak İİK. 150/b maddesi uyarınca, geçici mühlet tarihi olan 14.08.2020 tarihine kadar ve bu tarihten sonra tahakkuk etmiş ve edecek tüm kira bedellerinin icra müdürlüğü dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; … İli … İlçesi … Köyü 498, 980, 1022, 1023, 1025, 1041, 634 Parsellerde kayıtlı taşınmazla ilgili ipotek yoluyla takip başlatılmış olduğundan İİK.nun 150/b maddesi gereğince muhtıra gönderilmesinin tedbir işlemi olmadığı, ipotekli icra takibinin devamı niteliğinde olduğu, konkordato kararı alan şirketin, kira ödemesini, kira sözleşmesi alacaklısına değil ipotek alacaklısına ödemek durumunda olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 02.10.2020 tarihli müdürlük kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ 3. kişi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı/ 3. kişi vekili istinaf dilekçesinde;şikayetin 7 günlük sürede yapılmadığını,mahkeme gerekçesinde belirtilenin aksine kiracı şirket hakkında değil kiraya veren şirket hakkında konkordato geçici mühlet kararı verildiğini, istinafa konu karar ve gerekçesinin konkordato kurumunun amacına aykırı olduğunu, yetkilisi olduğu şirketçe davacı/alacaklı şirkete herhangi bir ödeme yapılmasının mümkün olmadığını, bahse konu muhtıranın ipotekli takibin devamı niteliğinde bir işlem olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilgili konkordato kararında açıkça konkordato kararı verilen şirket hakkında haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceğinin hüküm altına aldığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; rehnedilen kiraya verilmiş bir taşınmaz ise, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip tarihinden itibaren kira bedellerinin de rehin kapsamına girdiği (TMK 863/1) ancak bahse konu rehin hakkı, takipten sonra kiracıya bildirilmedikçe kira bedellerinin ödenmesinden kiracının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı (TMK 863/2, İİK 150/b-1.cümle). kiracının, takipten haberdar edildikten sonra kira bedellerini icra dairesine yatırmak zorunda olduğu aksi halde icra dairesine yatırmadığı kira borcundan malvarlığı ile sorumlu tutulacağı,(İİK 150/b-son cümle, İİK 356) ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde İİK’nın 150/b maddesine göre ipotekli taşınmaz kiracısına, işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesi için muhtıra gönderilmesinin, İİK’nın 159/1. madde kapsamında muhafaza işlemi olmayıp, ipotekli icra takibinin devamı niteliğinde ve bunun doğal sonucu olan bir işlem olduğu, Kaldı ki; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, İİK’nın 150/b maddesine göre ipotekli taşınmaz kiracısına işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesi için muhtıra gönderilmesi üzerine, takipte taraf olmayan 3. kişi konumundaki kiracının, takip borçlusu lehine verilen konkordato geçici mühlet kararını ileri sürerek kira bedellerini ödemekten kaçınamayacağı gerekçeleri ile mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, HMK.’nın 357. maddesi uyarınca dava dilekçesinde ileri sürülmeyen iddiaların istinaf incelemesi sırasında nazara alınamayacağı dikkate alınarak, HMK’nın 355. maddesi uyarınca resen yapılan inceleme sonucunda kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığından istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı/ 3. kişi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerin aynen tekrar edildiği görülmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotekli taşınmaz kiracısı olması nedeniyle kira borçlarının icra dosyasına yatırması gerektiğine dair davalı 3. kişiye İİK’nın 150/b. maddesi uyarınca müzekkere gönderilmesi talebinin icra müdürlüğünce reddi kararının kaldırılması talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, İİK 150/b madde hükümleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı 3. kişi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.