Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2023/228 E. 2023/1217 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/228
KARAR NO : 2023/1217
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında Dairemizce verilen bozma kararına, Mahkemenin direnmesi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde direnme kararının bozulmasına karar verilerek dosyanın gereğinin yapılması için Mahkemesine gönderildiği ve Mahkemesince kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2012/140 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesi uyarınca 18.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2013 tarihli ve 2012/140 Esas, 2013/71 Karar sayılı kararının sanık … ve … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.04.2015 tarihli ve 2014/12937 Esas, 2015/6277 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında önlü, hafif eğimli yolda idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında orta refüjden yola aniden çıkan ve yolun sol tarafından sağ tarafına geçmek isteyen yaya …’a aracının sol ön kısmı ile çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda; sanıklar . ve …’in ortağı olduğu “…-… karayolu yapımı” işini yapmakta olan .nşaat Limited Şirketi’nde işçi olarak çalışan ölenin, mesai bitiminde yolun karşısında olan şirkete ait kamyona binip şantiye sahasına gitmek için karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada kazanın gerçekleştiği dikkate alındığında, ölümün çalışma alanı dışında ve mesai saatinden sonra trafik kazasından kaynaklandığı gözetilerek sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, … kazası şeklinde değerlendirilmek suretiyle dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile mahkumiyetlerine karar verilmesi ile kabule göre de; sanıklar hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının, adli para cezasına çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılmak suretiyle, 18.200 TL yerine 18.000 TL adli para cezası tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Dairemizin bozma kararı üzerine . Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.11.2015
tarihli ve 2015/218 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, önceki kararda verilen mahkumiyet hükümleri yönünden direnilmesine karar verilmiştir.

4. Mahkemenin direnme kararı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.2021 tarihli ve 2017/12-541 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı ile Mahkemenin direnme kararında bir isabet olmadığına karar verilmiştir.

5.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.05.2021 tarihli ve 2017/12-541 Esas, 2021/194 Karar sayılı kararı üzerine Şarkışla Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/853 Esas, 2022/753 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üçüncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 20.01.2023 tarihli ve 2022/155451 sayılı, mahkemece sanıklar hakında verilen kurulan hükmün onanmasını öneren Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1.Beraat kararının kanuna aykırı olduğuna,

2.Usul ve yasaya aykırı diğer hususlara,
ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemenin Kabulü
Mahkemece, ”…sanıklar Talip ve …’in ortağı olduğu . İnşaat Limited Şirketi’nde işçi olarak çalışan …’ın, 23.10.2011 tarihinde mesai bitiminde saat 18.45 sıralarında adı geçen şirkete ait kamyona binip şantiye sahasına gitmek için karşıdan karşıya geçtiği sırada .’in sevk ve idaresindeki kamyonetin kendisine çarpması neticesinde hayatını kaybettiği olayda, ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararında “Ölenin mesai bitiminde yolun karşısında olan şirkete ait kamyona binip şantiye sahasına gitmek için çalışma alanı dışında bulunan ana yola aniden çıkarak karşıdan karşıya geçmek istediği sırada inceleme dışı sanığın sevk ve idaresindeki kamyonetin çarpması neticesinde kazanın gerçekleşmesi, sanıkların ortağı olduğu şirkete ait işçilerin … yerine gelip gitmeleri için tahsis edilmiş servis araçlarının bulunması, şirkete ait diğer işlerde kullanılan vasıtalar ile işçilerin … yerine gidip gelmelerinin rutin şekilde değil rastlantısal yapıldığının tespit edilmesi ve ölen ile aynı şirkette çalışan tanıkların şirket yetkilileri tarafından işçilere görünürlüğü artıracak reflektörlü yelek verildiğini beyan etmeleri hususları göz önüne alındığında; ölen ve hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen inceleme dışı sanık Uğur’un dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketlerinin birleşmesi sonucunda ölüm neticesinin meydana geldiği, servis aracı yerine şirkete ait kamyon ile şantiyeye gitmesi hususunda ölene herhangi bir talimat vermeyen ve çalışanları sürekli gözetlemelerine imkân bulunmayan şirket yetkililerinin … güvenliği ve işçi sağlığı konusunda yeterli önlem alınıp alınmadığını denetlemedikleri kabul edilse dahi bu hareketleriyle meydana gelen zararlı netice arasında nedensellik bağı bulunmadığı, meydana gelen zararlı neticeye ölenin kendi hareketiyle sebebiyet verdiği, sanıklara izafe edilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığı, sanıklara kusur yükleyen bilirkişi raporlarının da mahkemeyi bağlayıcı nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanıkların atılı suçtan beraatlarına karar verilmesi gerekmektedir.” belirtildiği, tüm dosya kapsamında sanıkların hareketleriyle meydana gelen zararlı netice arasında illiyet bağının bulunmadığının görüldüğü ve bu haliyle sanıkların kusurlarının olmadığı anlaşılmakla AYRI AYRI BERAATLERİNE karar vermek gerekmiştir.
” denilerek sanıklar hakkında beraat hükmü kurulmuştur.

2.Ölü muayene tutanağına göre ölümün, trafik kazasına bağlı çoklu kırık, kafa tabanında meydana gelen çoklu kırıklara bağlı doku harabiyeti sonucu ve çoklu travmanın neden olduğu iç kanama sonucu gerçekleşmiştir.

3. 08.02.2012 tarihli araştırma tutanağına göre sanıkların sahibi olduğu şirkette işçilerin … yerine gelip gitmelerine tahsis edilmiş münhasır servis aracının bulunduğu, şirkete ait diğer işlerde kullanılan vasıtalar ile işçi naklinin rutin şekilde değil rastlantısal yapıldığı, işçilerin zaman zaman servis aracını beklemeyerek gerek yaya gerekse … sahasında bulunan kamyonları durdurmak suretiyle … sahasına gelip gittikleri anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.Sanıklar .p ve …’in ortağı olduğu “…-… karayolu yapımı” işini yapmakta olan . İnşaat Limited Şirketi’nde işçi olarak çalışan ölenin, mesai bitiminde yolun karşısında olan şirkete ait kamyona binip şantiye sahasına gitmek için karşıdan karşıya geçmeye çalıştığı sırada kazanın gerçekleştiği dikkate alındığında, Mahkemece sanıklar hakkında tayin edilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle . Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2022 tarihli ve 2021/853 Esas, 2022/753 Karar sayılı kararında katılanlar vekilinin öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.04.2023 tarihinde karar verildi.