YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4799
KARAR NO : 2023/2314
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, genel güvenliği kasten tehlikeye sokulması
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2014 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sırasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
2. Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 170 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü ve 54 üncü maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, adli para cezasının taksitler halinde ödenmesine ve adli emanetin 2014/3107 ve 2014/3108 sırasında kayıtlı suç eşyalarının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, sanığın soruşturma aşamasında müdafii olmadan verdiği ifadesinin hükme esas alınamayacağına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, temyiz dışı sanıklar … ve … kavga ederken, …’in amcasının oğlu olan sanık …’in suça konu, kendisine ait silah ile havaya bir el ateş etmek suretiyle, atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık …’nun suça konu Kalashnikov marka silahı ve bu silaha ait 8 adet dolu fişek ile 1 adet boş kovanı kolluk görevlilerine rızasıyla teslim ettiğine dair 18.05.2014 tarihli rızaen teslim tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Suça konu Kalashnikov marka silah, bu silaha ait ve bu silaha ait 8 adet dolu fişek ile 1 adet boş kovan hakkında Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü’nden 27.05.2014 tarihinde alınan raporda silah ve mermilerin 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte olduğu, silahın aynı Kanun’un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamına giren vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğu ve boş kovanın suça konu silahtan atıldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden:
Sanığın aşamalardaki savunmaları, suça konu silah ve ekleri ile ilgili alınan uzmanlık raporu, rızaen teslim tutanağı, tanık beyanları ve tüm dava dosyası dikkate alındığında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin sanığın soruşturma aşamasında müdafii olmadan verdiği ifadesinin hükme esas alınamayacağına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın suçu işlemediğine, suç kastı bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu bakımından:
Mahkemece, sanık …’nun, akarabası temyiz dışı sanık …’in, temyiz dışı sanık … ile kavga ettiğini görmesi üzerine havaya doğru ateş ettiği anlaşılan olayda, havaya ateş etme eyleminin belli kişiye karşı olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine uyan silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
1. Gerekçe bölümünün birinci bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/727 Esas, 2015/922 Karar sayılı sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
2. Gerekçe bölümünün ikinci bendinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2015 tarihli ve 2014/727 Esas, 2015/922 Karar sayılı sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan kurulan kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi.