YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1845
KARAR NO : 2023/1541
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki takibin iptali ve ipoteğin kaldırılması talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı borçlu tarafından temyiz edilmekle; … Bölge Adliye Mahkemesi’nin 29.11.2021 tarihli 2021/1099 Esas 2021/1526 Karar sayılı ek kararı ile temyiz dilekçesinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliği tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre geçtikten sonra verilmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verildiği, ek karara karşı borçlu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararını içeren tebliğ evrakının müvekkiline teslim edilmediğini ve tebliğ evrakının üzerindeki imzanın vekiline ait olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurduğu anlaşılmaktadır.
02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 25.maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 364/2. maddesine göre, temyiz yoluna başvurma ve incelemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre yapılır. 6100 Sayılı HMK’nın 361/1. maddesi uyarınca ise, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararını ihtiva eden tebliğ evrakı 10.11.2021 tarihinde borçlu vekili imzasına teslim edilmiş ise de 14.12.2021 tarihli temyiz dilekçesinde (ek karar için) borçlu, tebliğ evrakı üzerindeki imzanın vekiline ait olmadığını iddia etmekle, 22.06.2022 tarihinde Dairemizce tebliğ evrakı üzerindeki imzanın vekile ait olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması ve vekilin elektronik tebligat adresi kullanıp kullanmadığı konusunda araştırma yapılmak üzere dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketince verilen 10.07.2022 tarihli yazı cevabına ve 21.07.2022 tarihli Avukat … beyanına göre borçlu vekilince elektronik tebligat adresi kullanılmadığı bildirilmiştir.
12.03.2023 tarihli bilirkişi raporunda ise tebliğ evrakı üzerindeki imzanın vekile ait olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeyen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararı tebliğ evrakına göre borçlunun süresinde temyiz yoluna başvurduğunun kabulü gerekeceğinden … Bölge Adliye Mahkemesi’nin 29.11.2021 tarihli 2021/1099 Esas 2021/1526 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına oy birliği ile karar verildi. Esas karar bakımından kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu taşınmaz üzerine 2005 tarihinde ipotek tesis edildiğini, ipotek konusu kredi borcunun tamamen ödenmesine rağmen banka ile daha sonra imzalanan Kredi Sözleşmelerinden kaynaklı borç için aleyhine ipotekli takip başlatıldığını, kredi sözleşmesinde müvekkilinin imzası bulunmadığını bu sebeple aleyhine başlatılan takibin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazının …’de kayıtlı olmasından ötürü … İcra Dairelerinin yetkili olduğunu beyanla yetkisizlik kararı verilmesini ve takibin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; İİK’nın 34. maddesi uyarınca, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını ihtiva eden ipotek, ilam niteliğinde olup her yerde takip başlatabileceğini, teminatın bütün alacaklar için verildiğini beyan ederek talebin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK’nın 149. maddesi uyarınca yetkili yerde takip başlatıldığı, ipotekli taşınmaz malikinin ipoteğinin Atılım Mühendislik…Limited Şirketi’nin doğmuş ve doğacak borçları ile birlikte üçüncü şahıslara kefalet nedeniyle doğmuş ve doğacak bütün borçları kapsadığı ve borcun ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir ödeme belgesi sunulmadığından, davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
2005 ve 2009 tarihli borçlar için ipotek verdiğini, kefalet tutarı açıkça yazılı olmadığından ve boş matbu evrağa imza atıldığından 2009 yılında tarafına imzalatılan kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, tapu senedinde tüzel kişileri temsile yetkili olan kişilerin kimlik bilgileri ve vatandaşlık numaralarının bulunması zorunluluğunun ihlal edildiğini, düzenleme yeri ve tarihinin resmi senette bulunmadığını, ipotek sözleşmelerinde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, takip konusu alacak miktarı ile ihtarnamedeki borç miktarı arasında çelişki bulunduğunu, bankanın evrak sakladığını ve bilirkişinin alanında uzman olmadığından sunduğu raporu kabul etmediğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 21.02.2005 tarihli 716 yevmiye numaralı ve 29.05.2009 tarihli 10523 yevmiye numaralı ipoteklerin dava dışı Atılım Mühendislik…. Limited Şirketi’nin doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak tesis edildiği ve HMK’nın 357. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi’nde yapılan yargılama sırasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında dinlenemeyeceğinden davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde borçlu temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Atılım Mühendislik … Limited Şirketi’nin borcuna karşılık taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişinin konunun uzmanı olmadığını, banka tarafından dosyaya sunulan delillerin incelenmediğini, 2009 tarihli Kredi Sözleşmesinde kefalet imzası olarak atılan imzanın acele olarak atıldığını, kefalete esas miktar belirtilmeksizin açığa imza attığını, takip konusu ipotek sözleşmesi ve resmi senetlerin imzasız olduğunu, TBK’nın 583. maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, takip konusu alacak miktarı ile ihtarnamedeki borç miktarı arasında çelişki bulunduğunu, tapu senedinde yasal olarak bulunması gereken zorunlu unsurların bulunmadığını (düzenleme yeri-tarihi-görevli imza-mühür) aynı borçla ilgili … 8. İcra Müdürlüğü’nün 2020/17731 Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığını, derdestlik itirazında bulunduklarını beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotek konusu kredi borcunun daha önce ödenmesi sebebiyle ipotek maliki borçlu aleyhine başlatılan takibin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK’nın 149 ve devamı maddeleri, İİK’nın 150/ı maddesi,
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Şikayet dilekçesinde ve istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde değerlendirilemeyeceğinin tabii bulunmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 Sayılı Kanun ile değişik İİK’nin 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 Sayılı HMK’nin 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.