Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/6842 E. 2023/5015 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6842
KARAR NO : 2023/5015
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/32 Esas, 2017/12 Karar
SUÇ : İcbar suretiyle irtikap
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.02.2013 tarihli ve 2012/127482 Soruşturma, 2013/9151 Esas, 2013/4438 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İstanbul (Kapatılan) 18. Sulh Ceza Mahkemesinin, 16.04.2013 tarihli ve 2013/173 Esas, 2013/953 sayılı Kararı ile sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
3.Sanık hakkında verilen beraat kararının katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21.10.2015 tarihli ve 2013/12344 Esas, 2015/15356 sayılı Kararı ile sanığa isnat edilen eylemlerin sübutu halinde icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği, bu suça bakma, yargılama yapma ve delilleri tartışma görevinin ağır ceza mahkemesine ait olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla hüküm kurulması sebebiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İstanbul 73. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2015 tarihli ve 2015/626 Esas, 2015/600 sayılı Kararı ile sanığın üzerine atılı eylemlerin sübutu halinde icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek dosya İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
5.İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2017 tarihli ve 2016/32 Esas, 2017/12 sayılı Kararı ile sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz dilekçesi, sanığın üzerine atılı suçu işlediği ve suç sübut bulduğu halde mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Çiftalan köyü muhtarı olarak görev yapan sanık hakında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında eylemlerin icbar suretiyle irtikap suçunu oluşturabileceği kabulüyle verilen görevsizlik kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın savunmalarında suçlamaları kabul etmediği, dinlenen tanıkların eylemlere dair başkalarından duyduklarını aktarmalarına göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığından beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.02.2017 tarihli ve 2016/32 Esas, 2017/12 sayılı Kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2023 tarihinde karar verildi