Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17053 E. 2009/664 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17053
KARAR NO : 2009/664
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 05.02.2007 tarihinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği … ilçesi Ormana Beldesinde bulunan 4 parça taşınmazın orman olarak yapılan kadastro tespitlerinin iptaline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, … bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda 5 A1 ve 7 rakamı ile işaretlenen taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile orman sayılmayan yerlerden olduğunun tespitine, 1 ila 4, 5 A2, B , C ve 6 ile işaretlenen taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden bu yerlere ilişkin davanın reddine karar verilmiş , hüküm davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 09.08.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu vardır.
Davalı … yönetiminin temyiz itirazları orman bilirkişi … Özbek tarafından düzenlenen düzenlenen 19.07.2007 tarihli krokili raporda 5A1 ve 7 rakamları ile işaretlenen taşınmazlara yönelik olup mahkemece bu yerler hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine çekişmeli taşınmazların orman kadastro komisyonunca orman tahdidi içinde bırakılan ve genel arazi kadastro çalışmaları sırasında parsel numarası verilerek kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen 541 ada 1 sayılı orman parseli içinde kaldığı tespit edilmiştir. 5A1 rakamı ile işaretlenen yer ile çevresindeki taşınmazların dört tarafı 541 ada 1 sayılı orman parseli ile çevrili olup davacı kişi tapu kaydına tutunmamıştır. Bu durumda çekişmeli taşınmazlar orman bütünlüğü içinde bulunmakta ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi uyarınca orman içi açıklığı niteliğindedirler.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.

-2-
2008/17053-2009/664

Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazların memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Diğer taraftan hükme dayanak yapılan orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda temyize konu 7 rakamı ile işaretlenen taşınmazın eski tarihli memleket haritasına ve … fotoğraflarında bir bölümünün çalılık rumuzlu yeşil alanda bir kesiminin ise açık alanda gözüktüğünü, %12’den az eğimli olduğu için 6831 sayılı yasanın 1/j maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğunu , üzerinde 5 tane meşe ağacı ve 6 tane ağıl olduğunu açıklamış ise de rapor ekindeki aplikeli memleket haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmazın yeşil renkli alanda işaretlenen bölümünün etrafında , geniş yapraklı ağaç, çalılık ve ibreli orman ağacı rumuzları karışık olarak bulunmaktadır.Kaldı ki halihazırda da taşınmazın üzerinde 6 tane meşe ağacı bulunmaktadır. Bu durumda taşınmazın öncesinin orman olduğu, üzerindeki bitki örtüsünün büyük bölümünün sonradan ortadan kaldırıldığı, halen de eylemli olarak orman ağaçları bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı …’ın davasının reddi gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

-3-
2008/17053-2009/664

Bunlardan ayrı temyize konu dosyada çekişme konusu olmadıkları halde Kadastro Mahkemesinin 2007/17 esas sayılı dosyasında davalı olduklarından söz edilerek 3402 sayılı yasanın 5. maddesi uyarınca tespitleri yapılan ve tutanak asılları temyize konu dosyaya gönderilen 177 ada 1, 178 ada 1, 130 ada 1, 280 ada 13 parsel sayılı taşınmazların olağan usullere göre kadastro tespitlerinin yapılması için tutanak asıllarının kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu taşınmazlar hakkında karar verilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ . Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün orman bilirkişi … Özbek tarafından düzenlenen düzenlenen19.7.2007 tarihli krokili raporda 5A1 ve 7 rakamları ile işaretlenen taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 22/01/2009 günü oybirliği ile karar verildi.