YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2160
KARAR NO : 2008/5304
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda gün ve sayılı yazılı hükmün; Dairemizin 16/02/2006 gün ve 2005/12297-2006/1731 sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiş, süresi içinde DAVALI HAZİNE VEKİLİ tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Beldesi 166 ada 1 parsel sayılı 371.54 m2 yüzölçümündeki davalı adına tapuda kayıtlı olan taşınmaz, 2/B madde uygulaması nedeniyle Hazine adına tescil edilmiş ise de, davacıya ait olduğunu ve öncesinin orman olmadığını iddia ederek tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini istemiş; mahkemece, davanın kısmen kabulü ile B (275.17 m2) işaretli taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmekle onanmıştır. Bu kez davalı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmektedir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescile ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1951 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1997 yılında 6831 Sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi de 11.07.1994 tarihinde kesinleşmiştir.
Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2000 gün 2000/35-135 sayılı davacı gerçek kişinin tescil davasının kabulüne ilişkin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01/11/2000 gün ve 2000/8-1338 esas 2000/1601 sayılı kararında ve bu … karşı ,karar düzeltme istenilmesi üzerine 2000/8-1836-2001/13 sayılı karar düzeltme isteminin reddine ilişkin kararda (Öncesi kadim maruf ve meşhur bir … iken sonradan yaygın bir yapılanma ve yerleşme alanı haline getirilerek burası …’ya nazaran daha serin olduğu için halk arasında … olarak anılmaktadır şeklindeki gerekçe ve düşünce ile taşınmazın özel mülkiyete konu hale getirilmesi ve bu tür taşınmazların fazlalığı ve bulundukları yörede yaygın yapılaşma ve yerleşmenin varlığı öncesinin … olmadığını kabule yeterli olmadığı,bilinen bu gerçekler karşısında dinlenen yerel bilirkişi tanık beyanlarına ve teknik bilirkişi raporlarına değer verilerek davanın kabulü yönüne gidilmiş olması da isabetsiz ve yasaya aykırı olduğu, dava konusu yer Tekiryaylası ismi ile maruf ve meşhur yerlerden olan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamunun yararlandığı … niteliğindeki kamu mallarından bulunmakla özel mülkiyete konu edilemeyeceği) belirtilmiştir.Yine Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesinin 06/06/2000 gün 1999/257-2000/170 sayılı davacı gerçek kişinin tescil davasının kabulüne ilişkin kararı Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2004/461-1396 sayılı kararlarında da yukarıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararı doğrultusunda bozulmuştur. Keza Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin de aynı doğrultuda kararları bulunduğu gibi çekişmeli taşınmazın yakınında bulunan 163 ada 3 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Pozantı Asliye Hukuk Mahkemesince verilen çekişmeli yerin … olduğu gerekçesiyle özel mülkiyete konu olamayacağı yolundaki kararı da dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve kararlılık kazanmış Yargıtay ilamlarında da belirtildiği gibi, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin … Yaylası ismi ile maruf ve meşhur yerlerden olan devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamunun yararlandığı … niteliğindeki kamu mallarından bulunmakla özel mülkiyete konu edilemeyen yerlerden olduğu anlaşıldığına göre, yerel mahkemece anılan yönler gözetilmeksizin yazılı biçimde hüküm kurulması isabetsiz olup dairece hükmün onanması yanılgıya dayalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, 16/02/2006 gün ve 2005/ 12297- 2006/ 1731 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA, hükmün BOZULMASINA, 03/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.