YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1816
KARAR NO : 2008/5267
KARAR TARİHİ : 03.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine 21.07.2006 tarihli dilekçesiyle, … Köyü 173 ada 1 parsel sayılı taşınmazın, kısmen 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin işlemin kesinleştiğini taşınmazın bu bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli … Köyü 173 ada 1 sayılı parselin 21.03.2007 havale tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (E) ile gösterilen 2315.10 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ve Hazine adına tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 ila 1981 yıllarında yapılıp, 11.05.1982 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 ve 1989 yıllarında yapılıp 12.05.1992 tarihinde ilan edilerek 12.11.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; bir örneği dosyada bulunan 1943 yılı orman tahdit krokisi ve 1744 Sayılı Yasa döneminde yapılan tahdit haritası bir birinden farklı olduğu gibi, hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda esas alınan haritadaki 5283 ila 5288 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hattı ve bu hattan oluşan orman içi tarım poligonu tersimatı ile, bilirkişilerin krokisinde gösterilen aynı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı ve bu hattın çevrelediği poligon ile açı ve mesafeler yönünden bir biri ile çeliştiği halde, bilirkişiler bu çelişkilerin nedenini açıklamamışlar, mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulmamıştır.
Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, Hazinenin davası açıklattırılıp, orman sınırları içindeki bölümler için dava açıp açmadıkları saptanmalı, Hazinenin dava açmasına esas teşkil eden idari inceleme ve araştırma tutanağı ile varsa eki olan haritalar, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren yüzölçümü ve sınır değişikliklerini içerir tüm tesis ve teavülleri evrakı müsbitesi ile birlikte getirtilmeli, 5284 ila 5286 numaralı orman sınır noktalarının tesisine ilişkin yüzölçümünün okunabildiği 1942 yılı çalışma tutanağı örneği getirtilip dosya keşfe hazırlanmalı, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, 292 sayılı parselin kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yerel bilirkişiler vasıtasıyla uygulanarak kapsamı belirlenmeli, daha sonra 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.