Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2706 E. 2008/7005 K. 07.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2706
KARAR NO : 2008/7005
KARAR TARİHİ : 07.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1972 yılında yapılan kadastro sırasında … … mevkiinde bulunan 1240 parsel sayılı 285,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … 1956 tarih 137 sıra nolu tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile …adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla davalıya geçmiştir. Hazine, çekişmeli taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın davalı kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 28.2.2001 gün 2322-2430 sayılı bozma kararında “Çekişmeli taşınmazın 3116 yılında yapılan ilk orman tahdidi içinde kaldığı ve daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla orman rejimi dışına çıkarıldığı ve davalı kişiye ait 2510 sayılı yasa uyarınca oluşan iskan tapusunun bulunduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde yapılan makiye ayırmaya ilişkin tüm evrakların getirtilerek tamamlanmış ve sonradan adli veya idari yargı yerinde iptal edilmemiş uygulanabilir maki haritasının bulunması halinde yeniden keşif yapılarak davalının dayandığı 2510 Sayılı Yasaya göre verilen tapu kaydı ile makiye ayırma haritasının uzman bilirkişiler huzuruyla yöntemine uygun olarak uygulamasının yaptırılarak çekişmeli yerin makiye ayrılan bölümde kalıp kalmadığının belirlenmesi, makilik alanda kaldığının ve davalının bayiine 2510 Sayılı Yasa uyarınca verildiğinin anlaşılması halinde davanın reddedilmesi gerekirken içtihadı birleştirme kararına aykırı biçimde düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının usulsüz olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1943 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 17.04.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve davalının tutunduğu tapu kaydının 1943 orman tahdidi ile orman olarak sınırlandırılan alan içinde kalan yer için oluşturulup hukuki değerinin bulunmadığına, yörede geçerli bir makiye ayırma işlemi de bulunmadığına, Yargıtay Kararlar Dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2001 gün 2001/3179-3713 sayılı
kararı ile bu kararı benimseyen HGK’nun 03.07.2002 gün 2002/20-558/588 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi İstanbul Anadolu Yakasında … bağlı …, …, …, …, …, …,…, … ve … bağlı …, …, …, …Köylerinin mülki hudutları içinde bulunan ormanların isimleri, tahdit yılı ve tescil durumlarının düzenlenen listede gösterildiğine ve makiye ayırma işlemlerinin iptaline karar verildiğine, çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07.05.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.