YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2966
KARAR NO : 2009/5227
KARAR TARİHİ : 27.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın kabulü yolunda kurulan 16.09.2003 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 20.04.2004 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … … ile karşı taraftan Hazine vekili Av. … … geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, …,…. Mevkii 354 sayılı parselin 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 354 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 04.01.1938 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasaya göre yapılıp 04.11.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2. madde uygulaması vardır. Arazi kadastrosu ise 03.12.1997 tarihinde ilan edilerek 05.01.1998 tarihinde kesinleşmiştir.
Çekişmeli … Köyü 354 parsel sayılı taşınmaz Nisan 1945 tarih 60, … 1949 tarih 23,haziran 1957 tarih 47 sırada kayıtlı tapu kaydına dayanılak 5346,29 m2 yüzölçümü ile 1997 yılında … adına tespit edilmiş olup halen tapuda ayni şekilde kayıtlıdır.
Sarıyer, …, Alay mevkiinde yer alan 1773,47 m2 yüzölçümünde 354 parsel sayılı taşınmaz, 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tapulama harici bırakıldığı, ancak 1976 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında ormanla ilgisinin bulunmadığı, tapu kaydı nedeniyle davalı adına tesbit edildiği gözlenmiştir. Keşifte bilgisine başvurulan uzman orman
bilirkişiler kurulu raporlarında; dava konusu 354 parselin, 3116 Sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılan orman tahdidinde orman sınırları içinde bırakıldığını, daha sonra ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması çalışmasında, Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/1965 tarih,
1961/222-1965/770 sayılı kararı ile bu tahdidin iptaline ilişkin kararının uygulanarak 3 nolu orman içi parsel olarak tahdit sınırları dışında bırakıldığını, eğiminin % 3 – 5, olduğu ve orman alanları ile çevrili bulunduğunu belirtmişlerdir.
Ne var ki 1979-1980 yıllarında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması çalışmasının 7/5/1980 tarihli ve 3. sayfasındaki tutanakta,Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/1965 tarih, 1961/222-1965/770 sayılı kararı ile bu tahdidin iptal edildiğinden sözedilerek, anılan karar uygulanmak suretiyle 3 nolu orman içi parsel olarak tahdit sınırları dışında bırakılmış ise de,Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğünce; Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/222-1965/770 sayılı dava dosyasının arşivde bütün aramalara rağmen bulunamadığı belirtilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/222-1965/770 sayılı dosyasının bulunamadığı.bu nedenle de kararın dayanağı bir kroki ya da haritanın olup olmadığı, kesinleşip kesinleşmediği belli olmadığı,bu hali ile anılan kararın infaz olanağı da bulunmadığı göz önüne alındığında davaya konu taşınmazın hükmen orman sınırı dışında bırakıldığı kabul edilemez.
O halde, uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp, 04.01.1938 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, kesinleşip kesinleşmediği dahi belli olmayan, kararın dayanağı bir kroki ya da haritası bulunmayan ve bu nedenle infaz olanağı bulunmayan karar, 1979-1980 yıllarında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı yasanın 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması çalışmasının 7/5/1980 tarihli ve 3. sayfasındaki tutanakta,Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/1965 tarih, 1961/222-1965/770 sayılı kararı ile bu tahdidin iptal edildiğinden sözedilmek suretiyle, anılan karar uygulanarak 3 nolu orman içi parsel olarak ve usulsüz olarak tahdit sınırları dışında bırakılmış ve arazi kadastro ekiplerinin de yine anılan kararın infaz olanağı bulunmadığı ve bu yere ait olamayacağı gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuştur.
766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamaz. Bir an için Sarıyer Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/12/1965 tarih, 1961/222-1965/770 sayılı kararının kesinleştiği var sayılsa bile, anılan tarihte taşınmazın fiilen tüm çevresinin devlet ormanı ile çevrili olduğu,orman kadastro komisyonunca, çok büyük yüzölçümlü orman içerisindeki bir nokta halinde olan dava konusu yere ilişkin, önceki mahkeme kararını kabul ederek, taşınmazın tahdit dışında bırakılması doğru değildir.
Kaldı ki; dava konusu taşınmazın dört tarafı orman ile çevrili, 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2 maddesi gereğince orman içi açıklığı konumun bulunduğundan, 3116 Sayılı Yasaya göre, 1938 yılında orman tahdit sınırları içinde bulunan taşınmaza ilişkin Hazinenin davasının kabulü ile tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 375.00.’ YTL. vekalet ücretinin davalı …’dan alınarak, davalı HAZİNE’ye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 27/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.