Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/16266 E. 2009/16535 K. 12.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16266
KARAR NO : 2009/16535
KARAR TARİHİ : 12.11.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Hazine, 01.07.2005 tarihli dava dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 6691 ada 6 sayılı sayılı parselin 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisindeyken, 1988 yılında yapılan ve kesinleşen 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde olduğu göz önünde bulundurulmadan 1970 yılında yapılan genel kadastro sırasında tapu kaydıyla gerçek kişiler adına kadastro tesbiti kesinleşen parselin tapuya tescil edilip daha sonra ifraz edilerek dava konusu parselin davalılar adına tapu kaydı oluşturulduğunun, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı(lar) adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABULÜNE, çekişmeli parselin 02.02.2008 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 349 m2 yüzölçmündeki bölümünün tapu kaydının iptaline ve 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen 146 m2 bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiş, Hüküm davacı Hazine tarafından (B) ile gösterilen 146 m2 bölüme ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
… Köyünde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 17.03.1977 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 17.02.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, Yine … köyünde dava tarihinden önce 1946 yılında yapılıp 1947 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 7 numaralı orman kadastro komisyonuna bağlı 4 numaralı ekipçe yapılıp 24.03.1976 tarihinde, itirazlar incelenerek sonuçları 7 numaralı komisyonca 06.04.1983 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması,
Her iki köyünde Antalya Büyük Şehir Belediyesi Sınırları içine alınmasından sonra, Antalya Merkez beldesi sınırları içindeki ormanlarda 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Arsa niteliğinde ve 495 m2 yüzölçümünde tapuda paylı olarak …, … …, … ve … adına kayıt olan çekişmeli parsel, genel kadastroda, … köyü 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253 ve 254 sayılı parseller ile bir bütün olarak Ağustos 1322 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydı ve 28 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek … … adına kadastro tesbiti itirazsız kesinleşerek tapuya tescil edilen 251 sayılı parselin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazı ile oluşmuştur.
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, dava konusu taşınmazın, fen bilirkişi Özlem Delibaş tarafından düzenlenen 02.02.2008 günlü krokide (B) ile gösterilen 146 m2 bölümünün, 3116 Sayılı Yasaya hükümlerine göre 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığ,ı sonraki işlemlerde durumunun değişmediği belirlenerek, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı Hazinenin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının rediyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12.11.2009 günü oybirliği ile karar verildi.