YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6899
KARAR NO : 2023/5555
KARAR TARİHİ : 27.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1073 Esas, 2016/365 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2015 tarihli ve 2015/1948 Soruşturma, 2015/1349 Esas, 2015/1244 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.10.2015 tarihli ve 2015/311 Esas, 2015/764 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereği hak yoksunluğuna ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunmuştur.
3. Bahse konu kararların sanıkların itirazı üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2015 tarihli ve 2015/924 Değişik iş sayılı Kararı ile kaldırılmasına karar verilmiştir.
4. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/1073 Esas, 2016/365 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası karşılığı 1.500,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz dilekçeleri; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 14 üncü maddesinde de belirtildiği üzere açık ceza infaz kurumunda hükümlülerin firar girişiminde bulunmaları halinde zor kullanma yetkilerinin olmadığına, hükümlünün saat 19.15 civarında firar ettiğine ve durumun saat 20.00 de tespit edilerek gerekli işlemlerin yapıldığına, kurum içi disiplin soruşturmasında hükümlü sayısının ve iş yoğunluğunun fazlalığı sebebiyle nöbet yerlerinde olmadıklarının tespit edildiğine ve görevlerini kasten ihmal etmediklerinden mahkumiyet kararlarının bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … L Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumunda infaz koruma memuru olarak görev yapan sanıklardan Erhan’ın vardiya sorumlusu, …’nin ise bahçe kulübede görevli olduğu, olay günü hükümlülerden …’un firar ettiği, firar esnasında sanık …’nin bahçe kulübesinde bulunması gerekirken diğer sanık …’ın talimatıyla Ulusal Yargı Ağı Projesi kapsamında işlem yapmak üzere nizamiyeye gittiği ve gözetleme kulübesinde kimsenin olmadığı, görev yerini terkederken başka birinin burada görevlendirilmesini sağlamaya yönelik hiçbir işlem yapmadığı, sanık …’ın ise …’yi nizamiyede görevlendirmesine rağmen nöbetçi kulübesine başka bir infaz koruma memurunu görevlendirmediği ve bu şekilde sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında eylemlerinin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanıkların yargılama konusu eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan sanıkların 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 116 ncı maddesi uyarınca soruşturma veya kovuşturmalarının izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.03.2016 tarihli ve 2015/1073 Esas, 2016/365 sayılı Kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.04.2023 tarihinde karar verildi.