YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11456
KARAR NO : 2009/15676
KARAR TARİHİ : 26.10.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Yaylalık mevkiinde bulunan 5 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde sınırları yazılı krokide (1) no ile gösterilen 2927.69 m2, (2) ile gösterilen 1936.65 m2, (3) ile gösterilen 785.42 m2, (4) no ile gösterilen 4657.66 m2 ve (5) no ile gösterilen 3517.65 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı Hazine ve dahili davalı … Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30/06/2008 Tarih, 2008/8101- 9552 Sayılı Kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında:”Dava konusu taşınmazların yörede, 1994 yılında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu gereğince dolu pafta sistemine göre yapılan, genel arazi kadastrosu sırasında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, orman kadastrosunun ise halen yapılmadığı, 1993 tarihli hava fotoğraflarına dayalı olarak fotogrometri yöntemiyle düzenlenen haritada taşınmazların tasarruf sınırlarının görülemediği, bu nedenle taşınmazların o tarihte kullanılan bir yer olmadığı, davacı zilyetliğinin 1993 yılından sonra başladığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla toprak edinme için 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığının anlaşıldığı açıklandıktan sonra davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve davanın reddi yolunda hüküm kurulmuştur. Bu hüküm davacı gerçek kişi ile davalı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1994 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 26.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.