YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7803
KARAR NO : 2023/1155
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ
A. Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesinin,17.07.2020 tarihli ve 2019/766 Esas, 2020/142 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 12 yıl 6 hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15/12/2020 tarihli ve 2020/1032 Esas, 2020/1019 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm eleştirilip, hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1. Delillerin hukuka aykırı yöntemle elde edildiğine,
2. Delillerinin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne,
3. Ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna,
4. Kesin delil bulunmadığına,
5. Aramanın hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tanıkların beyanı, sanık savunması, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, okula 200 metreden yakın mesafe içerisinde tanık …’e esrar sattığı, sanığın evinde yapılan aramada da aynı tür uyuşturucu madde, hassas terazi ve şeffaf kilitli poşetler ele geçirildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, koşulları oluşmasına rağmen sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması hususu eleştirilip, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulaması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin dikkate alınmaması, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmemesi, emanette kayıtlı olup suçta kullanılan materyallerin müsadere edilmemesi ve adli emanet sırasının yanlış gösterilmesi nedenleriyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfına, suçun sübutuna ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, delillerin hukuka uygun olarak elde edildiği ve gerekçede gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla sanık müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Hükmolunan adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında uygulama madde ve fıkrasının “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası” yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci ikinci fıkrası olarak gösterilmesinin Kanuna aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/1032 Esas, 2020/1019 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ibaresinin çıkartılarak yerine “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.