YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4541
KARAR NO : 2022/12770
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 20.07.2016 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin karıştığı trafik kazası neticesinde yaralandığını, davalı … şirketi tarafından 15.596,00 TL ödeme yapıldığı, %34 maluliyetinin olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.001,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacının talebinin kabulüne 73.906,40 TL bakiye tazminatın 23.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava konusu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet zararının giderilmesi için 21.03.2017 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen %34 sürekli maluliyet oranı ile birlikte davalı sigortaya başvurduğu, davalı … tarafından %17 maluliyet oranı baz alınarak davacıya ödeme yapıldığı, yapılan ödeme neticesinde davacı ile davalı … arasında %17 maluliyet için mutabakat imzalandığı anlaşılmaktadır. 15.05.2017 tarihli mutabakatta, tazminat bedelinin hesaplanabilmesi için gönderilen ve trafik kazası arasında illiyet bağı/nedensellik bağı bulunan tedaviye ilişkin belgelerin incelenmesi ile özür durumuna göre tüm vücut fonksiyon kayıp oranını fazlaya dair bilcümle haklarından feragat ederek %17 olarak kabul etmiştir. Davacının %34 oranındaki maluliyetini bilerek ve davalı … arasında imzalanan mutabakata göre maluliyet oranına ilişkin olarak fazlaya dair haklarından feragat ettiği gözönüne alınarak, %17 maluliyet oranına göre zararın belirlenmesi gerekirken %34 maluliyet oranı üzerinden hesaplanan tazminata karar verilmesi isabetli değildir.
Kabule göre, Sigortacılık Kanun’unda 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesine “Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir. Heyetçe verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.