YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16258
KARAR NO : 2009/2739
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.06.2004 tarih 2004/1769-6534 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi tarafından 159 OTS çekişmeli taşınmazın kuzeyinde fenni bilirkişi tarafından ise çekişmeli taşınmazın içinde gösterildi. Bu hali ile raporlar çelişkilidir. Yeniden uzman bilirkişiler ile kesinleşen orman tahdidinin uygulanması, orman olmadığı saptandığından ise, resmi belgelerdeki konumunun araştırılması, orman sayılan yerlerden ise orman tahdidi dışında bırakma tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 27.11.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davacı gerçek kişinin 1957 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmaz üzerinde kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğe dayanarak açtığı davada mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan ilk kararın davalılar Orman Yönetimi ile hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile hüküm bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında 03.06.2008 tarihli celsede davacı gerçek kişi vekilinin açtıkları davayı atiye bıraktıklarını, davalı … yönetimi vekilinin de davayı takip etmeyeceklerini beyan etmeleri üzerine aynı celsede mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Ancak H.Y.U.Y.’nın 409. maddesinde “oturuma çağrılmış olan tarafların hiçbiri gelmediği veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri taktirde dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasın karar verilir …………..yukarıdaki fıkralar hükmü gereğince dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurması üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi oturum gün, saat ve yerini bildiren çağrı kağıdı ile birlikte taraflara tebliğ olunur…………. Işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususta kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır.” denilmektedir.
Mahkemece tarafların davayı takip etmeyecekleri hususundaki beyanları üzerine aynı celsede dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken mahkemece H.Y.U.Y’nın 409. maddesine aykırı olarak “davanın açılmamış sayılmasına, …..15 günlük temyiz yolu açık olmak üzere …..” denilmek sureti ile karar verilmiştir. Daha sonra 16.06.2008 tarihli dilekçe ile davalı Hazine 03.06.2008 tarihli duruşma günü kadastro mahkemesinde seri davalarının bulunduğunu, baro anons sisteminden çağrıldığını duymadığını ve aynı yere ilişkin … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/222 E.-1995/187 K. sayılı ilamının bulunduğunu ve ortada kesin hüküm olduğunu açıklayarak yenileme talebinde bulunmuştur. Mahkemece bu dilekçede hakim tarafından havale edilerek dosyasına konulmuş ancak hiçbir işlem yapılmamıştır. Mahkemece davalı hazinenin yenileme talebi üzerine taraflara yeniden duruşma gün ve saatini belirten tebligat çıkartılarak … bir duruşma günü verilmesi ve yargılamanın kaldığı yerden devam edilmesi gerekirken aksine düşünceler ile usule aykırı olarak yapılan işlemler doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 19/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.