YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13001
KARAR NO : 2023/3175
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Trabzon ili, … ilçesi, … Mahallesi 990 ada 150 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tapudan yol olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin bloke ettirilerek davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.01.2020 tarihli ve 2019/5255 Esas ve 2020/330 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer belirlenmesinde, resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı da düşülerek binalara karşılık saptanmasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmadığından taraf vekillerinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun (634 sayılı Kanun) 46 ncı maddesinin son fıkrası “ana gayrimenkulün arsası ile birlikte kamulaştırılması hâlinde her bağımsız bölümün kamulaştırma bedeli bağlantılı bulunduğu arsa payı ile eklentileri de göz önünde tutularak ayrı ayrı takdir olunacağı” hükmünü koyduğu vurgulanarak arsa değeri ve tüm yapının “ortak yerleri içerir biçimde” değeri hesaplandıktan sonra, toplam bedel üzerinden arsa payına düşen miktarına göre bağımsız bölümün karşılığı tespit edileceği, şayet o bağımsız bölüm yapısında değeri etkileyecek özellik ve nitelikte ekstra ilaveler varsa bunlar da göz önünde tutularak; ayrıca dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapı ile ilgili olarak idarece düzenlenen 02.08.2016 tarihli kıymet takdir raporunda yapının alanı 2029 metrekare olarak belirtilmesine rağmen hükme esas alınan raporda 1409,08 metrekare alınmış olup yapının yüzölçümüne ilişkin çelişkinin giderilmeden hesap yapan rapora göre hüküm kurulması doğru bulunmayarak Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak araştırma ve inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, arsa vasıflı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi gerektiğini, emsal karşılaştırmasının yöntemine uygun olarak yapılmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalılardan … vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarına vekâlet ücretine hükmedilmediğini, dava konusu taşınmazın vadi ve deniz manzaralı olduğunu, bedelinin düşük belirlendiğini, taşınmazın konumu ve özellikleri gözetildiğinde bedelin düşük olduğunu, ek raporun denetlenemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3. Davalılardan … vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı kurumun yapı yüzölçümünü 2029 metrekare olarak belirlediğini, bunun kabul anlamına gelmesi gerektiğini, bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olmadığını, yapı yıpranma oranının yüksek olduğunu belirterek kararın bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 10 ve 11 inci maddeleri.
3. 634 sayılı Kanun’un 46 ncı maddesinin son fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki Trabzon ili, … ilçesi, … Mahallesi 990 ada 150 parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanun’un (h) bendi uyarınca resmî birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmek suretiyle adil ve hakkaniyete uygun olarak tespit edilen bedelin davalı tarafa ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak terkinine karar verilmesi yerindedir.
3. Bozma sonrası alınan ek bilirkişi raporunda yerinde bizzat ölçüm yapıldığı belirtildiğinden ve yöntemine uygun hesaplama yapıldığından, bilirkişi raporu Yargıtay bozma ilâmında belirtilen hususları karşılar niteliktedir.
4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurullarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
5. Dava 4 ay içinde sonuçlandırılmadığından derhal ödenmesine karar verilen 1.479.754 TL’ye 08.10.2017 tarihinden 03.10.2019 tarihine kadar, ilk kararla üçer aylık vadeli hesaba alınan ve son kararla derhal ödenmesine karar verilen 308.988,51 TL’ye ise aynı tarihten son karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken tüm bedele önce ilk karar tarihine kadar, fark bedele sonra tekrar son karar tarihine kadar faiz işletmek suretiyle hüküm kurulması doğru değildir.
6. Kendisini vekil ile temsil ettiren … lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekâlet ücretine hükmedilmemesi de bozmayı gerektirir.
Ne var ki; bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare ve bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde geçen “1.788.742,51” sayısının hükümden çıkartılmasına, yerine “1.479.754” sayısının yazılmasına, 7 numaralı bendinde geçen “…, …, …, …, …, ….” isimlerinin hükümden çıkartılmasına, hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.