YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/966
KARAR NO : 2023/3017
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli ve 2018/624 Esas, 2019/644 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 20 nci ve 6099 sayılı Kanunla değişik 21, 23 ve özellikle bu Kanun’un uygulanmasına dair Yönetmelik’in 30. uncu maddesi uyarınca; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Gösterilen koşul geçerlilik koşuludur. Anılan kanun ve yönetmelik hükümleri uyarınca beyanda bulunan ilgilinin imzadan imtina … bulunmakta ise de isimden imtina … bulunmamaktadır. Somut olayda, sanığın yokluğunda tefhim edilen hükme ilişkin gerekçeli kararın sanığın bilinen son adresine 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17.07.2019 tarihinde tebliğ edilmiş ise de, sanığa gerekçeli kararın tebliğine ilişkin evrakta “isim ve imzadan imtina eden komşu” şeklindeki şerhle komşunun kim olduğunun tespit edilemediği ve bu hali ile yapılan tebligatın, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası ile Yönetmelik’in 30 uncu maddesi hükümlerine aykırı olduğu anlaşılmış ise de; ilama konu cezanın 07.01.2020 tarihinde infazına başlanması üzerine sanığın dosya esas ve karar numarasını bildirerek Mahkemeye hitaben yazdığı 21.01.2020 tarihinde ile almış olduğu 1 yıl hapis 100,00 TL adli para cezasına ilişkin davada uzlaşmak istediğini belirtir dilekçe verdiği, daha sonraki tarihlerde de benzer şekilde dilekçeler verdiği, en son 16.01.2023 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, 7201 sayılı Kanun’un 32 nci maddesindeki “Tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır.” hükmü uyarınca, sanığın en geç 21.01.2020 tarihinde hükümden haberdar olduğu ve karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 16.01.2023 tarihinde eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz isteğinde bulunduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanığın eski hale getirme ve temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.