Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/4003 E. 2008/7535 K. 15.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4003
KARAR NO : 2008/7535
KARAR TARİHİ : 15.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17/03/2003 tarih 2003/141-1649 sayılı bozma kararında özetle; “Uzman orman bilirkişi raporlarında çekişmeli taşınmazın memleket haritasında çalılık alanda kaldığı ve 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi gereğince eğimlerinin düşük olması nedeniyle orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de rapor ekindeki haritalarda eğimlerin daha … olduğu gözlenmiştir. Yeniden üç orman mühendisi (ölçme bilgisi ve Kadastro Ana Bilim Dalında çalışan) ile resmi belgeler uygulanması ve eğimlerinin sağlıklı olarak hesaplanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 369 sayılı parselin orman niteliği ile Hazine adına, diğer taşınmazın ise tesbit gibi davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü yolunda kurulan doğru değildir. Şöyle ki; davacı … 22 parça taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile dava açmıştır. Uzman orman bilirkişi kurulu çekişmeli 413, 420, 424, 421, 422 ve 411 parsellerin eğiminin % 8 olduğunu, 1959 tarihli memleket haritasında açık alanda kaldığını ve buğday ekili olduğunu, 415 parselin memleket haritasında büyük bölümünün açık alanda … bir bölümünün ise ibreli ağaç rumuzlu alanda kaldığını ve eğiminin % 8-10 olduğunu, 416 parselin memleket haritasında açık alanda kaldığını ve % 8-10 eğimli olduğunu, 418 ve 419 parsellerin memleket haritasında bir bölümünün ibreli ağaç rumuzlu alanda bir bölümünün ise açık alanda kaldığını, % 8-10 eğimli olduğunu, 426 parselin halen üzerinde 1-1.5 metre boyunda pımal meşesi, kermes meşesi, ladin ve katran ardıcı vs. ağaçları ile kaplı olduğunu ve ayrıca maki elemanlarının bulunduğunu, memleket haritasında kısmen açık kısmen de ormanlık alanda kaldığını, 369 parselin ise % 15-20 eğimli olduğunu, memleket haritasında tamamen açık alanda ka1dığını, 307 ve 429 parsellerin ise eğiminin % 5 –
olduğunu ve memleket haritasında açık alanda kaldığını, 430, 431 ve 432 parsellerin ise eğiminin % 8 -10 olduğunu, memleket haritasında tek tek yapraklı işaretli alanda kaldığını, 433 parselin ise eğiminin % 10 -12 olduğunu, memleket haritasında kısmen çalılık işaretli yeşil alanda kısmen de açık alanda ka1dığını, 303 parselin ise eğiminin % 5 – 8 olduğunu, memleket haritasında kısmen çalılık işaretli yeşil alanda kısmen de açık alanda kaldığını, 304 ve 372 parselin ise eğiminin % 5 – 8 olduğunu, memleket haritasında açık alanda kaldığını belirterek, 369 parselin eğiminin yüksek olması nedeni ile orman sayılan yerlerden olduğunu diğer taşınmazların ise orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazların resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından çekişmeli 307, 429, 430, 431, 432 parsellerin belgesizden davalı gerçek kişiler adlanna, çekişmeli 433 parselin ise gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeni ile Hazine adına tesbit edildikleri, bu taşınmazlara komşu olan dava dışı 434 parsel sayılı taşınmazın dayanağı olan 664 nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmaz yönünü “çalılık” olarak gösterdiği, çekişmeli 303, 304 ve 372 parsel sayılı taşınmazların gerçek kişi lehine kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluşmaması nedeni ile Hazine adına tesbit edildikleri, etraflarının tescil harici olarak bırakılan çalılık alan ile çevrili oldukları, komşu ve davalı 306 parselin dayanağı olan 662 nolu vergi kaydının çekişmeli taşınmazlar yönünü “çalılık ve orman” olarak gösterdiği, komşu 308 parselin dayanağı olan 671 nolu vergi kaydının yine bu yönü “orman” olarak gösterdiği, keza çekişmeli 306 parselin tüm yönlerden tescil harici alan ile çevrili olduğu ve dayanağı olan 1938 tarih 663 nolu vergi kaydının güney yön hariç üç hududunun “orman” olarak yazılı olduğu, paftada tescil harici bırakılan alanın orman niteliğinde olduğu, 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği, çekişmeli 420, 421 ve 422 parsel sayılı taşınmazların belgesizden davalı gerçek kişiler adlarına tesbit edildikleri, 424 parselin ise kadastro tespit tutanaklarında Sulh Ceza Mahkemesinin 1978/85 Esas sayılı ilamı ile 421 parselin maliki olan gerçek kişi tarafından ormandan açıldığı belirtilmek sureti ile Hazine adına tesbitinin yapıldığı, gerçekten sözkonusu dosya incelendiğinde 421 parsel tesbit maliki olan … … hakkında sulh ceza mahkemesinin 28.12.1979 tarih 1978/85 E.- 423 K. sayılı ilamı ile 6831 Sayılı Yasaya muhalefet ederek ormanlık alandan açma yapmak (orman örtüsünü kaldırarak … ve yaşlı kermes meşesi ağaçlarının kesip köklemek suretiyle) suçundan dolayı mahkumiyet kararı verildiği ve bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, sulh ceza dosyasında bulunan krokinin çekişmeli 421, 420 ve 424 parselleri kapsadığının anlaşıldığı, çekişmeli 426 parselin 411 parsele uygulanan 193 nolu vergi kaydının hududunda çalılık olması nedeni ile miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edildiği, komşu 425 parsele ilişkin olarak Orman Yönetiminin açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davasında mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hüküm temyizen incelenme neticesinde dairemizin 15.02.2001 gün 2001/687-1198 sayılı ilamında “komşu 411 parsele uygulanan 191 nolu vergi kaydının 425 parselin bulunduğu yönü orman olarak gösterdiği ve kuzeydeki 408 parsele revizyon gören vergi kaydının da yine bu yönü orman olarak gösterdiği anlaşılmakla çekişmeli 425 parselin orman olarak tesciline karar verilmesi gerektiği” gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, çekişmeli 413, 415, 416, 418 ve 419 parseller yönünden ise komşu 408 parselin dayanağı olan 189 ve 190 nolu vergi kayıtlarının bu taşınmazlar yönünü orman olarak gösterdiği, çekişmeli 420, 421, 422 ve 424 parselleri kapsadığı anlaşılan sulh ceza mahkemesinin 28.12.1979 tarih 1978/85 E.- 423 K. sayılı dosyasında düzenlenen kroki ve dosya kapsamına göre 420 ila 424 parsellerin etrafının orman olarak gösterildiği, çekişmeli taşınmazların tamamının 1959 tarihli memleket haritasında ibreli ve çalılık işaretli alanda kaldıkları, çekişmeli taşınmazların arasında tescil harici olarak bırakılan alanların dahi resmi belgelerde yeşile … ormanlık alan olarak gözüktükleri, memleket haritasında açık renkli alanda dahi yapraklı ağaç rumuzunun bulunduğu, bazı taşınmazların üzerinde ladin, kermes meşesi ve maki elemanlarının bulunduğu, bir bütün olarak düşünüldüğünde … yüzölçümlü alanların eğiminin düşük olmasının sonucu değiştirmeyeceği ve çekişmeli taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden oldukları kabul edilerek mahkemece davanın tamamen kabulü ile çekişmeli taşınmazların tamamının orman olarak Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken aksine düşünceler ile kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/05/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.