YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/538
KARAR NO : 2023/2472
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 27.03.2014 tarihli iddianamesi ile sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının ( a ve b) bentleri, 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve üçüncü fıkrası, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun ikinci ve üçüncü fıkrası uyarınca 4 yıl, kasten yaralama suçunundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarıca 6 ay, silahlı tehdit suçundan ise 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2015 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.06.2022 kararı ile, “Sanığın müştekinin başına silah dayayıp “Gel buraya, senle işim var, seni vuracağım, benden kurtuluşun yok” diyerek tehdit edip aracına götürmek suretiyle tehditle hürriyetini kısıtladığı, araç hareket ettikten sonra müşteki ile aralarında çıkan arbedede silahın patlayarak müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılan olayda, müştekiye yönelik gerçekleştirilen eylemlerin kül halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturması, ayrıca dava konusu edilen kasten yaralama ve silahlı tehdit eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olması nedeniyle sadece TCK’nın 109/2, 109/3-a-b maddelerinde belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ceza tayini gerektiği gözetilmeden, sanığın tek olan eylemi nitelik yönünden üçe bölünerek üç ayrı hüküm kurulmak suretiyle CMK.nın 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,
b. Kabul ve uygulamaya göre de; sanığın üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte işlemesi karşısında, temel ceza belirlenirken TCK’nın 3. ve 61. maddeleri gereğince aynı Kanunun 109/3-a-b maddesindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi gerekçesi ile, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası, Yargıtay ilamına uyularak yapılan yargılamada; Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasının (a ve b) bentleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, bozma üzerine verilen hüküm 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca önceki hükümden daha ağır olamayacağından sanığın neticeten 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olup bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Dava konusu olay, sanığın, hasmı olan katılanı yolda yürüdüğü sırada başına silah dayayarak zorla temyiz dışı sanık Serhat Bulut’un kullandığı araca bindirdiği, araç içerisinde aralarında çıkan arbedede silahtan çıkan mermi ile yaralanan katılanın silahın ikinci kez ateş alması üzerine aracı kullanan sanık Serhat Bulut’un aracı durdurması üzerine araçtan inerek kaçtığı ve ihbarda bulunduğu iddiasına ilişkindir.
2. Görevlilerce düzenlenen 28.09.2013 tarihli adli rapora göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı, hayati tehlikesinin olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın gerçekleştirdiği üç ayrı eylemin tek suç kabul edilmesi karşısında, kazanılmış hakka konu ilamdaki üç ayrı suçtan verilen cezaların toplamı esas alınarak belirlenmesi gerekirken sadece kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen ceza miktarı esas alınarak kazanılmış hakka konu ceza miktarının belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1. Olaylar olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından temyiz dışı sanık Serhat Bulut ile fikir ve eylem birliği içerisinde işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıflarının ve yaptırımların düzeltme ve eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
2. Ancak; bozma sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle toplam cezanın 4 yıl hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın neticeten 4 yıl hapis czeasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı ise de, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca bu hususun düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.11.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün B-1 numaralı fıkrasının altıncı bendinde yer alan “CMK 307. maddesi nazara alınarak sanığın kazanılmış hakkı korunarak 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin, “Cezasının 4 yıl hapis cezası üzerinden infaz olunmasına” şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.