YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9946
KARAR NO : 2023/492
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davalının Başvurusunun Esastan Reddine/ Davacının İstinaf
Talebinin Kısmen Kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 07.02.2019 tarihli karar ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 16.02.2016 tarihinde davalı … şirketince … poliçesi ile sigortalanan 34 JN 3218 plakalı aracın yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacılar murisi …’ın vefat ettiğini, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı … için 500,00 TL, davacılar … ve … için ayrı ayrı 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.03.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini, davacı … için 158.436,50 TL’ye davacı … için 33.721,37 TL’ye, davacı … için 43.917,04 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; sorumluluklarının poliçe limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğu, davacıların desteğinin emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, hatır taşıması indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ” hem kaza tespit tutanağında hem de davacı tarafın 28/04/2016 tarihli beyan dilekçesinden desteğin kemer takmadığı beyanı karşısında, zararın artmasına desteğin etkisi bulunduğunun kabulü ile müterafik kusur indiriminin davanın her aşamasında talep edilebileceğine göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığı” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; davacı … için 125.025,10 TL, davacı … için 29.352,86 TL, davacı … için 36.460,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı 01/03/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğunu, olayda emniyet kemeri takılmamasının zararı arttırmadığını, kazanın şekli ve ölüm şekline göre emniyet kemeri takmasının sonuca etkili olmadığını, mahkemece resen yapılan indirim nedeniyle karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedildiğinin hatalı olduğunu belirtilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada hatır taşıması bulunduğunu, bu nedenle indirim yapılması gerektiğini belirtilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ” davalı vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede; davalı vekilinin süresi içerisinde hatır taşıması definde bulunmadığı, bu nedenle istinaf taleplerinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca reddi gerektiği, davacılar vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede; davacıların desteğinin dava konusu kazada araç içerisinde sıkışması sonucu yaşamını yitirdiği emniyet kemeri takmaması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmasının doğru olduğu anlaşıldığı, ancak mahkemece resen yapılan müterafik kusur indirimi nedeniyle davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu” gerekçesiyle, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.12.2019 tarih ve 2019/84 E., 2019/998 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK 353/1/b-2 maddesi uyarınca kısmen kabul, kısmen reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 09.12.2019 tarih ve 2019/84 E., 2019/998 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne; davacı … için 125.025,10 TL, davacı … için 29.352,86 TL, davacı … için 36.460,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı 01.03.2016 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müterafik kusur indirimi yapılmasının kesinlikle usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkillere verilmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatının muristen bağımsız bir hak olması, zararın yansıma zararı niteliği nedeni ile üçüncü kişi konumunda olanlara kusurun sirayet ettirilemeyeceğini, kazanın oluş şekli ve müteveffanın ölüm şekli düşünüldüğünde müteveffanın emniyet kemeri takmaması somut olayda müteveffanın hayatta kalma şansını arttırdığını, müteveffa aracın ön koltuğuna sıkıştığını ve araç kesilerek içerisinden çıkarıldığını bu sebeplerle müterafik kusur indirimi yapılmaması gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.
3. Değerlendirme:
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere desteğin emniyet kemeri takmaması ile ölümü arasında illiyet bağı olduğu sabit olması ve belirlenen tazminattan %20 müterafik kusur indirimi yapılması usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.