Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/11862 E. 2008/12167 K. 06.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11862
KARAR NO : 2008/12167
KARAR TARİHİ : 06.10.2008

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, Kadastro Mahkemesine verdiği 26.10.2005 tarihli dava dilekçesi ile 203 ada 10 numaralı parselin 2874,72 m2 yüzölçümü ile adına tescil edildiğini, taşınmazın 1953 yılında Çiftçiyi Topraklandırma Yasası gereğince verilen yerlerden olduğunu ve 5000 m2 yüzölçümünde olması gerekirken 2200 m2’lik kısmın eksik yazıldığını, bu kısmın … Köyü sınırları içinde kalan hali arazi olduğunu ve 203 ada 10 parsele eklenerek adına tescili talebi ile dava açmıştır. Dava konusu edilen kısmın … Köyü sınırları içinde kaldığı ve tapulama harici bırakıldığı anlaşılmış ve Kadastro Mahkemesi görevsizlikle dosyayı Sulh Hukuk Mahkemesine görermiştir. Mahkemece davanın kabulü ile (A) ile gösterilen 2110,05 m2’lik kısmın 203 ada 10 parsele eklenerek 10 parselin 4984,77 m2 olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tescil davası niteliğindedir.
… Köyü 203 ada 10 parsel sayılı taşınmaz yörede 2005 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 2874,72 m2 yüzölçümü ile 04.09.1953 tarih 2254 numaralı tapu kaydına dayanarak davacı … adına tespit edilmiştir. Davacının dava konusu ettiği 2200 m2’lik kısmın … Köyü sınırları içinde kaldığı ve … Köyünde 766 Sayılı Yasa hükümleri gereğince genel arazi kadastrosunun yapıldığı ve 03.04.1985 – 03.05.1985 tarihleri arasında ila edilerek kesinleştiği, dava konusu edilen kısmın kadastro sırasında tapulama harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kumaya yeterli değildir.
Davacının dayandığı ve 203 ada 10 parsele de revizyon gören 04.09.1953 tarih 2254 numaralı tapu kaydı 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar gereğince toprak tevzi yolu ile oluşturulmuştur. Mahkemece, toprak tevzi haritası (bu harita iade kararı ile getirtilmiştir.) ve belirtmelik tutanakları getirtilip usulünce uygulanarak kapsamı tam olarak belirlenmemiş ve toprak tevzi haritası ile kadastro paftası çakıştırılmak suretiyle çekişmeli taşınmazın kadastro paftası üzerinde yeri ve toprak tevzi haritasına göre konumu belirlenmediği gibi, yörede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı da araştırılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 tarih ve 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 35/13 ve 13.06.1989 gün 7/25 sayılı kararlarıyla, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45. maddesinde bazı hükümler iptal edilmiştir. Mahkeme kararının gerekçesinde 4753 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tevzi tapusu esas alınarak hüküm kurulmuşsa da, tapu kaydının dayanağı harita ve belgelerin uygulanması yetersiz olduğu gibi, mahkemenin dayandığı 3402 Sayılı Yasanın 3. paragrafındaki “…orman dışına çıkarılan alanlarda (…) (…) toprak tevzi yoluyla verilen yerler (işlemleri tamamlanmamış olsa dahi) başka bir şart aranmadan hak sahipleri adına tespit ve tescil edilir” hükmü 03.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle taşınmazın bulunduğu … Köyönüde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı araştırılmalı; yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, toprak tevzi haritaları, belirtmelik tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri gösterir tapulama pafta örneği getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu fen memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, kesinleşmiş orman tahdidi varsa tahdit haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik acı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli; taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamış, yapılmış ise temyize konu dava nedeniyle kesinleşmemiş veya 4785 Sayılı Yasa gözetilmeksizin yapılan orman tahdidi dışında bırakılmış ise bu kez, dosyaya getirtilecek eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve amenajman planı ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; bundan ayrı, yerel bilirkişi yardımıyla ve fen bilirkişi aracılığı ile 4753 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tapu kaydının dayanağı toprak tevzi paftası komşu parsellerle birlikte kadastro haritası ile birlikte çakıştırılmak suretiyle zemine aplike edilmeli; davacının dayanağı tapu kaydı komşu parsellerin dayanaklarını teşkil eden tapu kayıtları ve dayanağı haritalar ile birlikte uygulanmalı; hudutların birbirini ne okuduğu, dağıtım ve tablendikatif
cetvellerine bakılarak denetlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre “kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerine uygulanması mümkün bulunmakta ise, harita, plan ve krokide ki sınırlara itibar” olunacağından, çekişmeli taşınmazın tevzi haritası ve tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli; keşif ve uygulama bilirkişilerin düzenleyecekleri müşterek krokiye ayrı ayrı renklerle yansıtılmalı; 4753 Sayılı Yasada ormanların tevzi edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından dava konusu yerin orman olması halinde tapu kaydı kapsamında kalsa dahi tapuya değer verilemeyeceği düşünülmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.