YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4256
KARAR NO : 2021/4802
KARAR TARİHİ : 15.09.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 27.02.2020 tarih ve 2020/İHK-4655 sayılı itirazın reddine dair kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
– K A R A R –
Davacı vekili; 19.02.2018 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araçla davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucunda müvekkilinin malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 21.10.2019 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talebini 73.923,92 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 73.923,92 TL’nin davalı … şirketinden alınarak başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş, davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; davalı tarafça maluliyetin kaza ile illiyet bağının olmadığı ileri sürülmektedir. Dosya kapsamındaki davacıya ait tıbbi evraklar incelendiğinde; davacının başvuruya konu 19.02.2018 tarihindeki trafik kazası sonrası Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Acil Servisince düzenlenen 19.02.2018 tarih ve 121-808 sayılı genel adli muayene raporu fotokopisinde, ‘sağ humerusta’ hassasiyet olduğunun tespit edildiği, Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nda 07.03.2018 tarih ve 718 protokol numarasıyla yapılan muayenesinde şahıstan alınan anamnezde araç içi trafik kazası geçirdiğini, olay sırasında belini ve omzunu çarptığını grafilerinin çekilerek aynı gün taburcu edildiğini, şuan olaya ilişkin zaman zaman ağrılarının olduğunu belirttiği, bel ve bilateral omuz eklem hareket açıklıklarının olduğunun tespit edildiği, sonuç olarak vücudunda kemik kırığı ya da çıkığının olmadığı kanaatine varıldığının rapor edildiği görülmektedir.
Kazadan yaklaşık 6 ay sonrasında düzenlenen davacıya ait Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 27.08.2018 tarihli hasta çıkış epikrizinde hastanın hikayesi kısmında bilgi olarak ‘yaklaşık 1 hafta önce geçirdiği trafik kazası sonrası ilk müdahelesi dış merkezde yapılan ‘sol el bilekte ağrı ve deformite’ şikayetleri ile dış merkezde kısa kol atel uygulanmış olan hasta ortopedi poliklinikte değerlendirilmesinde hastanın yapılan muayene ve tetkikleri sonrası ‘distal radius kırığı ve distal radioulnar eklem ayrılması tanıları’ konulduğu belirtilmiştir.
Davacı tarafından başvuru yapılırken sunulan Palandöken Devlet Hastanesinin 20.11.2018 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda ‘9 aylık vaka radius distal uç opere kırık (kaynamış)’ olarak belirlenen teşhis nedeniyle davacının tüm vücut fonksiyon kaybının %9 olduğuna ilişkin rapor edilmiştir.
Yukarıdaki tıbbi evraklar değerlendirildiğinde; kaza gününde düzenlenen raporda hastanın ‘sağ humerusta’ hassasiyetinin olduğu tespit edilmişken engelli sağlık kurulu raporunda ‘sol radius distal uç opere kırığından’ dolayı hastanın maluliyetinin belirlendiği görülmektedir.
Ayrıca hükme esas alınan 20.11.2018 tarihli Palandöken Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda davacının kalıcı iş göremezliğinin %9 olduğu rapor edilmiş ise de raporun hangi yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı ve kaza ile illiyet bağı olup olmadığı belirsiz olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek, davacının kazadan kaynaklandığını ileri sürdüğü ‘sol radius distal uç opere kırığının’ kaza ile illiyet bağı olup olmadığının, 19/02/2018 tarihli kazadan kaynaklı herhangi bir maluliyetinin bulunup bulunmadığı, varsa maluliyetinin oranının yukarıdaki belirtilen tıbbı evraklar ayrıntılı değerlendirilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK ya da üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre,temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 15/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.