Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/13280 E. 2023/10358 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/13280
KARAR NO : 2023/10358
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığının 04.08.2011 tarih ve 2011/2652 İddianame numarası ile sanık … hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2012 tarihli ve 2011/808 Esas, 2012/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiştir. Karar 09.04.2012 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Sanığın Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/623 Esas ve 2015/71 Karar sayılı ilamı ile 29.08.2014 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlediği ve neticeten 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan mala zarar verme suçunu işlediği ve neticeten 1 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasında yer alan hakaret suçunu işlediği ve neticeten 10 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan tehdit suçunu işlediği ve neticeten 1 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine, karar verilerek bu kararın 22.04.2015 tarihinde kesinleştiği belirlenerek yapılan ihbar üzerine, Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2015/377 Esas ve 2015/534 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 62 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/377 Esas, 2015/534 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 21.02.2022 tarihli ve 2020/3594 Esas, 2022/5318 Karar sayılı kararı ile;
“…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eylemlerinin ve yüklenen suçların unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezaların şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, önceki karara yollama yapılmak suretiyle ve gerekçesiz karar verilerek, Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 223 ve 230. maddelerine aykırı davranılması…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/280 Esas ve 2022/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’nin Temyiz Sebepleri
1. Olay günü şikâyetçi ile tartışmaları esnasında elindeki tineri fırlattığını, şikâyetçinin onurunu zedelediğine ve iftiraya uğradığından cezasının kaldırılması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile şikâyetçinin bir süre duygusal arkadaşlık yaptıkları ancak ayrıldıkları ve sanığın birlikte yaşadığı şikâyetçinin yanından taşındığı ancak şikâyetçinin sanığın oğlunun kendisi ile kalmasına izin vermemesi üzerine sanığın şikâyetçinin ikametine giderek elindeki yakıcı madde olan tineri şikâyetçinin üzerine dökerek “evini de seni de yakarım” demek suretiyle tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Şikâyetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği anlaşılmıştır.

4. Kolluk görevlilerince olay yerinde yoğun tiner kokusu tenefüs edildiğine dair 13.07.2011 tarihli tutanak dava dosyasında mevcuttur.

5. Hükmün açıklanmasına yönelik ihbar dosyası olan Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.07.2017 tarihli ve 2014/623 Esas ve 2015/71 Karar sayılı ek kararı ile hükümlü … ile şikâyetçi arasında uzlaşma gerçekleşmediğinden, hükümlü hakkında Bodrum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2014/623 Esas ve 2015/71 Karar sayılı ilamı ile “Konut Dokunulmazlığını İhlal Etme, Mala Zarar Verme, Hakaret, Tehdit” suçlarına ilişkin hükümlerin infazının sürdürülmesine karar verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanık …’nin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden
Şikâyetçinin tutarlı iddiaları ve bunu doğrulayan tutanak içeriği ve sanığın ikrar içeren savunmasına göre sanığın suçu sabit görüldüğünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Haksız Tahrik Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yönünden
Şikâyetçinin sanığın oğlunun kendisi ile yaşamasını kabul etmemesi üzerine sanığın şikayetçinin üzerine yakıcı madde olan tiner dökerek “evini de seni de yakarım” demek suretiyle tehdit ettiği somut olayda; haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların gerçekleşmediği, şikâyetçinin sanığın oğlunu kabul etmemesi şeklindeki eyleminin haksız fiil olarak kabul edilmeyeceği, ilk haksız hareketin sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bodrum 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/280 Esas, 2022/422 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.