Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/8069 E. 2023/862 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/8069
KARAR NO : 2023/862
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.10.2021 tarihli ve 2021/195 Esas, 2021/320 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddeleri uyarınca 19 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 01.04.2022 tarihli ve 2021/2307 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararı İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.07.2022 tarihinde tanzim olunan ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında kurulan hükümde eksik ceza tayin edildiğine,
2. Katılan kurum lehine Vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine
İlişkindir.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediğine, suç vasfının hatalı belirlendiğine,
2. Sanığın eylemi nedeniyle katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin düzenlenen adli tıp raporunun hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ile mahkumiyet kararı verildiğine,
3. Hüküm kurulurken haksız tahrik indiriminin uygulanması gerektiğine,
4.Sanık hakkında kurulan hükümde takdiri indirim sebebi uygulanması gerektiğine,
5. Gönüllü vazgeçme hükümlerinin gözetilmesi gerektiğine
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile sanığın evli iken 2010 yılında boşandıkları, bir süre sonra barışarak yeniden evlenmiş iseler de aralarındaki geçimsizliğin sürdüğü, katılanın sanığın kendisine yönelik basit yaralama eylemleri nedeniyle şikayetçi olduğu ve 6284 sayılı Yasa kapsamında tedbir talebinde bulunduğu, olay tarihinden kısa süre evvel de sanığın evlilik birliği içerisinde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle

müşterek konutu da terk etmek suretiyle oğlunun üniversite öğrenimi gördüğü Niğde iline taşındığı, sanık hakkında eşe karşı yaralama suçundan mahkumiyet hükmü tesis edilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ancak sanığın haftada birkaç kez Konya’dan Niğde iline gidip katılanı rahatsız ederek müşterek konuta dönmeye ve boşanma fikrinden vazgeçmeye zorladığı, katılanın aracına CPRS adlı takip cihazı yerleştirip cep telefonuna casus tabir edilen yazılım yüklediği, ikametinin kapısına tekme attığı, telefonla ve kısa mesaj yolu ile birçok defa ölümle tehdit ettiğinin mesaj ekran görüntüleri, ses kayıtları, tarafların müşterek çocukları İ.E.Y.’nin anlatımlarından anlaşıldığı,

Olay günü katılanın aracı ile seyir halinde iken sanığı fark ettiği, korktuğu için önce bir arkadaşına sonra okula gittiği, saat 16:00 sıralarında da ikametine döndüğü, aracını yakın yere park ederek evinin önünde katılanı bekleyen sanığın katılanı önce ayağından sonra da göğüs kısmından yaraladığı, yakındaki manav dükkanına sığınan katılanın peşinden iş yerine girip silahı tutukluk yapıncaya dek ateş etmek suretiyle adli rapor bulgularına göre ”akciğerde pnömotoraks, subscapularis yaralanması, sağ ikinci kotta, humerus distalde ve sol ayak 5. Metatarsta kırığa, hayati tehlike geçirmesine neden olacak şekilde” yaralanmasına sebep olduğu belirlenmiştir.

2. Sanık isnat edilen suçu tevil yollu ikrar etmiştir.

3. Tanıklar …..,…..,……,….,…..,…..;.’nın aşamalarda istikrarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

4.Sanığın eylemleri neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 01.07.2021 tarihli,
a. Sağ arka aksiller bölgede yer alan pnömotoraksa ve akciğer kontüzyonuna neden olan ateşli silah yaralanmasının;
i- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu,

ii- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

iii-Sağ ikinci kotta yaşam fonksiyonlarına orta (2) derece etkili fraktüre neden olduğu,

b. Sol humerus arka-orta kısımda yer alan ateşli silah yaralanmasının;

i- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,

ii- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

iii-Sol humerus distalde yaşam fonksiyonlarına ağır (4) derece etki edecek şekilde açık kemik kırığına neden olduğu,

c. Sol ayak 5. metatarsta yer alan ateşli silah yaralanmasının;

i- Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,

ii- Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

iii- Sol ayak 5. metatarsta yaşam fonksiyonlarına orta (3) derece etki edecek şekilde açık kemik kırığına neden olduğu,

Görüşlerini içerir adli tıp raporu dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Ceza Miktarı
Sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle yapılan yargılama neticesinde verilen ceza miktarı yönünden Mahkemenin takdir ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Vekalet Ücreti Yönünden
Sanık hakkında açılan kamu davasında yürütülen yargılama neticesinde mahkumiyet kararı verilmesine, suçtan zarar gören kurum vekilinin katılan vekili olarak davaya katılmasına karar verilmiş olmasına karşın Mahkemece katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
Sanığın birçok kez ölümle tehdit ettiği katılanı olay günü takip etmek suretiyle ikametinin önüne geldiği sırada ele geçmeyen tabancayla hedef gözeterek birçok kez ateş ederek adli tıp rapor bulgularına göre ayak ve göğüs bölgesinden ”vücudunda kemik kırıklarına, pnömotoraksa, subscapularis yaralanması ve buna bağlı olarak hayati tehlike geçirmesine’ neden olacak şekilde yaraladığı, saldırıdan kaçarak manav dükkanına sığınan katılanı takip ederek eylemini sürdürdüğü ve silahın tutukluk yapması üzerine suç yerinden kaçtığı anlaşılan olayda; suçta kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve atış sayısı, katılanın açılan ateş nedeniyle hayati tehlike geçirmiş olması bir bütün hâlde göz önüne alındığında, sanığın irade ve kastının öldürme fiiline yöneldiği, diğer yandan sanığın önceden sürekli tehdit ettiği katılana yönelik işlemeyi planladığı fiilin hazırlığını yapıp buna dair kararında sebat ederek eylemini gerçekleştirdiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Eksik İnceleme
Hükme esas alınan Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 01.07.2021 tarihli adli tıp raporunda katılanın sağ akciğerde, sol humerus distalde ve sol ayak 5. metatarsta göğüs meydana gelen basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikteki yaralanmalarının, ”duyu ve organlarından birinin işlevinin zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı ve iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa neden olup olmadığı” hususları bakımından olay tarihinden 18 ay sonra tekrar muayene edilip rapor verilebileceğinin bildirilmesi karşısında, yaralanma nedeniyle katılanda meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı kesin olarak belirlenip değerlendirilerek olaya uygun bir ceza tayin edilmesi bakımından, belirtilen şekilde yeniden rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun düzenlenecek rapora göre tayini gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Haksız Tahrik
Somut olayda; sanık her ne kadar aşamalarda eşi olan katılanın kendisini aldattığını savunmuş ise de söz konusu beyanları, maddi deliller ile desteklenmediği ve tanık anlatımları ile doğrulanmadığı nazara alındığında, davaya konu olayda katılandan kaynaklanan ve sanık lehine tahrik oluşturabilecek söz ve davranışın mevcut olmadığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Takdirî İndirim Nedenleri
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulanmasının Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında olduğu, ancak bu takdirin sınırsız ve denetime kapalı bir yetkiyi barındırmadığı, Yargıtay tarafından yapılacak değerlendirmenin, Mahkemenin takdirinin dava dosyasında mevcut veriler ile uyumlu şekilde şekillenip şekillenmediği ve yerinde ve yeterli gerekçeye dayanıp dayanmadığı ile sınırlıdır.

Sanığın, katılana yönelik ithamlarla olası cezayı hafifletmeye yönelik davranışları, olaydan sonra uzun bir süre kaçması dikkate alındığında Mahkemece ”samimi pişmanlığı gözlemlenmeyen sanık” lehine takdiri indirim uygulanmaması isabetli görülmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Gönüllü Vazgeçme
Somut olayda; nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçunun icra hareketlerine başlayan sanığın, icra hareketlerini isteyerek terk etmesinin söz konusu olmadığı, suçun tamamlanmasını engelleyici bir hareketinin de bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesindeki gönüllü vazgeçme hükümlerinin sanık lehine gerçekleştiğinin kabulü mümkün bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A-2) bendinde açıklanan nedenle katılan vekilinin vekalet ücreti tayin edilmesine ve (B-2) bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin eksik incelemeye ilişkin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 Tarihli ve 2021/2307 Esas, 2022/721 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,

Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süreler dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi uyarınca Niğde 1. Ağır Ceza Mahkemesi’ne, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,

06.03.2023 tarihinde karar verildi.