Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/14492 E. 2008/3090 K. 28.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/14492
KARAR NO : 2008/3090
KARAR TARİHİ : 28.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

1958 yılında yapılan kadastro sırasında, … Köyü 701 parsel sayılı 18.140 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … Köy Tüzel Kişiliği adına tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında 17.966,86 m2 yüzölçümlü olarak 123 ada 27 parsel numarasını almıştır. Davacı …, 123 ada 27 (eski 701) parsel sayılı taşınmazın kısmen kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, tapu kaydının beyanlar hanesindeki kamulaştırma şerhinin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 7.130 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu kısma ilişkin kamulaştırma şerhinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali tescil ve beyanlar hanesindeki kamulaştırma şerhinin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1958 yılında genel arazi kadastrosu, 21.11.1991 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 02.03.2005 – 31.03.2005 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın (B) ile işaretlenen 7.130 m2 yüzölçümlü bölümünün 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, (A) ile işaretlenen kesiminin tahdit dışında olduğu, 1950 yılında makiye ayrıldığı, ancak makiye ayırma işleminin iptal edildiği, bir an için makiye ayırma işleminin iptal edilmediği düşünülse dahi temyize konu (B)
-2-
2007/14492 – 2008/3090

ile işaretlenen bölümün eğim ölçere göre % 18 eğimli olduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı, üzerinde halihazırda eylemli olarak orman bulunduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.’nun Y.K.D.’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına kaldıki makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceğine, davalı yere ilişkin özel yasalar uyarınca oluşan tapu kaydı da bulunmadığına, ormanlar üzerine hiçbir şerh konulamayacağına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 5018 Sayılı Yasa gereğince harç alınmasına yer olmadığına 28/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.