Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2022/3306 E. 2023/1138 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/3306
KARAR NO : 2023/1138
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 01.10.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; … hakimi olarak görev yapmakta iken, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 19.07.2016 tarihinde adli kontrol kararı verilerek serbest bırakıldığını, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 01.06.2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiğini, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan açılan davada … 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen beraat kararının 24.04.2019 tarihinde onanarak kesinleştiğini, … yerindeki çalışma odasında ve evinde gece vakti ve ölçüsüz bir şekilde arama yapılması, birden çok elektronik cihazına koşulları oluşmadığı halde el konulması, FETÖ soruşturmaları kapsamında meslekten ihraç edilmesi nedeni ile maddi ve manevi zarara uğradığını, davada yargılanması sebebiyle avukata ödediği avukatlık ücreti, duruşmalara gidip gelmesi sebebiyle oluşan yol ve konaklama masrafı sebebiyle uğradığı zararların karşılığı olarak 1.500.000 TL maddi ve tüm bu hukuksuzlukların niteliği ve niceliği gözetilerek yaşadığı üzüntü, elem ve ızdırabın karşılığı olarak 2.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 17.12.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, davanın haksız olduğunu, talep edilen miktarların fahiş olduğunu, maddi tazminat isteminin dayanağı belgelerin ibraz edilmediğini, hak düşürücü süre içinde açılmadığını ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini öne sürmüştür.

3. … Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14. 07. 2020 tarihli ve 2019/278 Esas, 2020/177 Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/3849 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 31.05.2022 tarihli tebliğname ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;

1.Davacının yargılama süresinde kendisini vekil ile temsil ettirdiği, avukatlık ücretinin verilmesi gerektiğine, maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,

2. Manevi tazminatın yetersiz olduğuna, yargılamanın uzun sürmesi nedeni ile yıprandığına, İstinaf dairesinin aynı konu ile ilgili ve davacı gibi eski bir yargı mensubuna maddi ve manevi tazminat vererek çifte standart davrandığına, bu hususun dikkate alınmasına,

ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat davasının davacı tarafından 01.10.2019 tarihinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde, yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının gözaltında geçirdiği sürenin fiilen infaz edildiği ve bu sürenin başka bir dosyadan mahsup edilmediği, davacı tarafından aynı kapsamda açılan başka bir davanın bulunmadığı görülmüştür.

Davacının maddi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede;
Olayın yukarıda özetlenen kısmı ile Davacı haksız olarak gözaltında tutulduğu kısmın tazminini istemektedir ancak davacının idare mahkemesine açmış olduğu dava yönünden dava sonucunda mesleğe iadesinin olabileceği mümkün olduğundan maddi kayıplarının telafi edileceği anlaşılmakla bu aşamada maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan incelemede ise;
Davacınını mesleği ve sosyal statüsü de dikkate alınarak takdiren 1000- TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 16/07/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, bir isabetsizlik görülmediğinden, davacı … davalı vekilinin istinaf başvurusunun Esasatan Reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/305 Esas – 2018/37 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan 16.07.2016-19.07.2016 tarihleri arasında 4 gün gözaltında kaldığı ve yurt dışına çıkma yasağı ve adli kontrol kararı ile serbest bırakıldığı, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya ve görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından 01.06.2017 tarihinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ise yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 24.04.2019 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

1. Davacının El Koyma Nedeniyle Maddi Zararının Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
FETÖ/PDY soruşturması sırasında dijital inceleme yapılmak üzere, … Sulh Ceza Hakimliğinin 17.07.2016 tarihli kararı ile davacının … yerindeki dizüstü bilgisayar ve dijitallere el konulduğu, daha sonra bunların iade edildiği anlaşılmıştır. Davacının rızasıyla el konulan cep telefonu, bilgisayar ve diğer dijitallerin inceleme yapılıp dava sonuçlanıncaya kadar iade edilmemesinde hukuka aykırı bir durum bulunmadığından, el koymaya ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Avukatlık Ücretinin Maddi Zarar Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
29.05.1957 tarih ve 4-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği üzere, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dosyasında beraat eden davacı lehine hükmolunması gereken maktu vekalet ücretinin yargılama giderleri kapsamında olduğu ve bu hakkın asıl davadan bağımsız olarak dava konusu yapılamayacağı, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzunda yer alan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağı dikkate alınarak avukatlık ücretine ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılamanın İkametgâh Dışında Olması Nedeniyle Yol, Konaklama Gibi Ücretlerinin Maddi Zarar Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
Davacının duruşmalara katılmak amacıyla yaptığı yol, konaklama masraflarının 5271 sayılı Kanun’un 141 nci devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu giderlere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
4. Manevi Zarar Kapsamında Uzun Yargılamanın Dikkate Alınmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden;
5271 sayılı CMK’nın 141/1-d maddesinde, kanuna uygun olarak tutuklandığı halde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen kişilerin tazminat isteyebileceğinin vurgulandığı, bu kapsamda davacının tutuklu olarak yargılanmamış olması nedeniyle, mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
5. Hükmedilen Manevi Tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 04.03.2021 tarihli ve 2020/3849 Esas, 2021/682 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.