Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/12000 E. 2023/1603 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12000
KARAR NO : 2023/1603
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2016 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/975 Karar sayılı ek kararının; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden sanık … müdafinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2016 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/975 Karar sayılı kararının sanık … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/975 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2…. 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.08.2016 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/975 Karar sayılı ek kararı ile sanık …’in temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ıncı maddesi uyarınca “temyiz talebinin süresinde olmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.11.2020 tarihli ve 2016/29228 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … müdafiinin temyiz isteği;
1.Gerekçeli kararın tebliğ edildiği Ercan Demir’in sanık ile aynı konutta oturmadığına, bu nedenle gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğuna,

2.Temyiz talebinin reddine dair ek kararın hatalı olduğuna,

3.Mahkumiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,

5.Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

B. Sanık …’ın temyiz isteği;
1.Gerekçeli karar tebliğinin usule uygun olmadığına,

2.Üzerine atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına,

3.Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,

4.Diğer temyiz sebeplerine,

ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1.Dosyada mevcut 23.01.2015 tarihli tutanaklar, taraf beyanları ve keşif esnasında mahkememizce beyanları alınan tutanak mümziilerinin ifadeleri birlikte değerlendirildiğinde ihbar üzerine jandarma görevlilerinin yeteri kadar kuvvet ile ihbara konu bölgenin çevresine geldikleri, dürbünle yapılan kontrolde ihbara konu yer üzerinde beş erkek şahsın bir şeyler yaptıklarının tespit edildiği, jandarma araçlarını fark eden bir kısım şahısların olay yerinden traktöre binerek kaçmaya çalıştıkları, jandarma görevlileri tarafından şahısların kaçabileceği güzergahta jandarma aracı tarafından şahısların üzerlerine doğru gidildiği, bu esnada yol üzerinde gözcülük yapan iki erkek şahsın da bulunduğu, şahısların sanıklar … ve . olduğu, sonradan traktör ile gelen şahısların sanıklar ., ., ., … ve . oldukları, sanıkların bir kısmının gizlenmeye çalıştıkları ancak jandarma görevlilerinin etrafı araştırmaya çalışması üzerine sanıkların diğer sanıkların yanlarına doğru gittikleri ve olayla bir ilgileri yokmuş gibi jandarma görevlileri tarafından kendilerine sözlü olarak yönetilen sorulara “tarladan geliyoruz, kavakların yapraklarını temizlemeden geliyoruz” şeklinde çelişkili beyanlarda bulundukları, yine sanıkların üzerlerinin çamur olduğu, sanıkların saklanmış oldukları çalılıkların arasında yapılan araştırmada ise çuval içerisinde adli emanette kayıtlı bulunan suça konu eşyaların bulunduğu şeklinde gelişen olayda sanıklar … ve .’ın diğer sanıkların kültür tabiat eseri bulmak amacıyla yapmış oldukları kazı sırasında gözcülük yaptıkları, diğer sanıkların ise asıl eylem olan kazı yapma fiilini dosyada mevcut tanık beyanları ve tutanak uyarınca gerçekleştirdikleri anlaşıldığından sanıkların iştirak halinde 2863 sayılı Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı olarak kültür ve tabiat varlığı bulmak amacıyla kazı ve sondaj yaptıkları hususuna tam ve kesin bir şekilde mahkemece kanaat getirildiğinden dosyada mevcut tutanak ve tanık beyanları uyarınca hayatın olağan akışına uygun düşmeyen sanık savunmalarının suçtan kurtarmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanık savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verildiği belirtilmiştir.

2. Sanık … savunmasında; “Benim kazı yapıldığı iddia edilen yere yaklaşık dört km uzak mesafede tapulu arazim vardır, olay günü tapulu arazimde bulunan kavak ağaçlarının diplerini temizlemeye gitmiştim, … ve … ile birlikte gitmiştim, bizim çocuklar da arkadan geliyorlardı, bu sırada jandarma gelerek yolun üzerinde durdu ve bizim gözcülük yaptığımızı iddia ederek bizi alıp götürdüler. Hakkımdaki suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum, mahkemece beraatime karar verilsin, mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan yasal hükümler uygulansın, beni sebepsiz yere karakola getiren kişilerden şikayetçiyim, benim kazıdan herhangi bir şekilde haberim yoktur.” demiştir.

3. Sanık … savunmasında; “Ben olay tarihinde taş oçaklarında kullanılan taşıyıcı bant işinde çalışıyordum, olay günü …’ın … da taş ocağı vardı, …’a .’ın misafiri olarak taş ocağındaki bantlara bakmak üzere … ile birlikte …’a otobüs terminaline sabah saatlerinde gittik, … aracı ile gelerek bizi terminalden aldı, ., .ile beni şuan ismini bilmediğim kendisine ait köye ağaç kesimi yapıldığını onları kontrol edelim diyerek bizi götürdü, bizde misafiri olduğumuz için yanında gittik, biz tarlaya indiğimizde olay yerine Jandarma geldi, orada bulunan diğer şahıslarla birlikte bizi de götürdü, birlikte 4 km ileride bulunan, kazı yapılmış olan yere götürdüler, orada kazı yapmada kullanılan kürek benzeri aletleri aldılar ve bizi karakola götürdüler, atılı suçlamayı kabul etmiyorum, biz herhangi bir şekilde izinsiz kazı yapmadık, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, öncelikle beraatime karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise lehe olan hükümlerin uygulanmasını ve hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum.” demiştir.

4. Mahkemece mahallinde 09.11.2015 tarihinde icra edilen keşif neticesinde alınan arkeolog bilirkişi raporunda; dava konusu yerin I. derece arkeolojik sit alanı içerisindeki Hutepe Tümülüsü olarak tescilli yer olduğu belirtilmiştir.

5. Keşif sırasında dinlenen tutanak mümzii tanık .beyanında; “Olay günü biz ihbar üzerine olay yerine intikal ettik, bölük komutanımız ve diğer görevli kişilerle birlikte olay yerine gittik, ben bölük komutanının olmadığı diğer araçtaydım, biz kazının yapıldığı yerin yaklaşık 500 metre aşağısında biri mercedes ve diğer renault marka aracı yol üzerinde farketttik, şahıslar hatırladığım kadarıyla 3 kişilerdi, biz kendilerine yaklaştığımızda içlerinden birisi elinde bulunan telefona sarıldı, daha sonra tümülüsün bulunduğu taraftan benim bulunduğum tarafa doğru bir traktör geldi, bizim bulunduğumuz yere 100 metre kala traktörün içinden bir kişi elinde çuval ile traktörden atladı, sonra traktör bize doğru geldi, sonra traktördeki kişiler su deposunun oraya gizlenmişlerdi ve olayla ilgisi yokmuş havası yaratmaya çalışıyorlardı, kendilerine orada bulunmalarının nedenini sorduğumuzda bize yanıt olarak “kavak diplerini temizlemeye geldiklerini” beyan etmişlerdi, olay anı gündüz 14:00 civarlarıydı, daha sonra bölük komutanının bulunmuş olduğu aracın şoförü şahısların traktörden atladıktan sonra taşıdığı çuvalı kontrol ettiğinde içerisinden dedektör çıkmıştı, şahısların şüpheli eylemleri nedeniyle talimat gereği şahısların bize doğru yaklaşmış oldukları alanda yapmış olduğumuz araştırma neticesinde sanıkların taşımış olduğu çuvalı bulmuştuk, ben kazının yapıldığı tümülüsün bulunduğu yere bizzat çıkmadım, oraya diğer ekip çıkmıştı, sonra şahıslar hakkında adli işlem yaptık, şüphelileri yakaladığımızda hemen hemen hepsi bize kavak dibi eşmeye geldiklerini söylemişlerdi, … Astsubayımız tümülüsün bulunduğu yerin arka tarafından dürbün ile tümülüsün olduğu yeri kontrol ediyordu, şahısların tümülüsün tepesinde bulunduklarını görmüştü, biz de gözcülük yaptığını düşündüğümüz diğer sahısların yanına gitmiştik.” demiştir.

6. Keşif sırasında dinlenen tutanak mümzii tanık . beyanında; “Tutanak altında bana göstermiş olduğunuz imza bana aittir, olay günü … astsubayımız dürbün ile yapmış olduğu kontrolde tümülüste bir kısım şahısların olduğunu görmüştü, biz de diğer ekip olarak gözcülük yaptığını düşündüğümüz şahısların yanına doğru intikal ediyorduk, olay yerinde iki … vardı, olay yerinde iki veya üç kişi vardı diye hatırlıyorum , daha sonra olay yeri olan tümülüse doğru giderken traktör bize doğru gelmeye başlamıştı, bir kişi traktörün arkasından atlamıştı, atlayan kişi ile yaya olarak gelen kişi kavak diplerinin oraya saklanmıştı, biz kendilerine doğru yaklaşınca çıktılar, sonra kendileri bize “kavak diplerini eşiyoruz, temizlik yapıyoruz” dediler, sonra tümülüsün bulunduğu tepeye çıktık ve tepede kazma küreğin bulunduğunu tespit ettik, olay yerinde taze kazı izleri vardı, şahısların üzerleri çamurlu idi, yine çuval içerisinde ip ve dedektör vardı diye hatırlıyorum, olay anından hatırladıklarım bu kadardır.” demiştir.

IV. GEREKÇE
1.Gerekçeli kararın sanık …’ın savunmasında belirtmiş olduğu adresine 12.01.2016 tarihinde muhtara tebliğ edildiği, sanığın kararı 04.02.2016 tarihinde, gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığı, eşinin tebliğ tarihinde evde olduğu, kapıya haber kağıdı yapıştırılmadığı, karardan mahkeme kalemini araması neticesinde 03.02.2016 tarihinde haberdar olduğu gerekçesiyle temyiz ettiği, tebliğ mazbatasının incelemesinde iki ayrı tebliğ şerhinin üst üste basıldığı, tebligatın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususunun tebliğ şerhinden okunamadığı, bu hali ile tebliğin usulsüz olarak yapıldığının kabulü gerektiği anlaşılmakla, sanık …’ın temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

2.Gerekçeli kararın sanık …’in savunmasında belirtmiş olduğu adresine 12.01.2016 tarihinde sanıkla aynı çatı altında beraber ve sürekli ikamet ettiğini beyan eden ehil ve reşit yeğeni .’e tebliğ edildiği, sanığın kararı 13.07.2016 tarihinde, . ile aynı konutta ikamet etmediği, bu nedenle gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığı, tebligat evrakının kendisine ulaşmadığı gerekçesi ile temyiz ettiği, mahkemece 01.08.2016 tarihli ek kararla sanığın temyiz talebinin süreden reddine karar verildiği, sanık müdafii tarafından süresi içerisinde ek kararın temyiz edildiği ve 02.08.2016 tarihli ilmuhaber sunulduğu, . Köyü muhtarı tarafından düzenlenen ilmuhaberde,. köyü . mevkide ikamet eden … ve ailesinin toplam 9 kişi olduğu, ismi geçen .’in başka evde ikamet ettiğinin belirtilmesi karşısında; Tebligat Kanunu’nun 16 ıncı maddesinde belirtilen “kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebliğ, kendisiyle aynı konutta oturan kişilere ya da hizmetçilere yapılır” düzenlemesine aykırı olarak usulüne uygun tebligatın yapılmadığı anlaşılmakla, sanık …’in temyizinin süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz talebinin reddine ilişkin 01.08.2016 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;

3. Olay günü saat 08.40 sıralarında kolluğa, tümülüste kazı yapıldığına dair ihbar geldiği, kolluk olay yerine gidildiği, gözle yapılan kontrolde 5 şahsın tümülüs üzerinde bir şeyler yaptığının görüldüğü, dürbünle bakıldığında olay yerinde 5 kişi olduğu, traktör bulunduğu, şahıslardan birinin elinde dedektör olduğu, iki adet kürek bulunduğu ve kazı yaptıklarının görüldüğü, çevrede başka kişilerin de olabileceği değerlendirilerek dürbünle çevreye bakıldığında iki kişinin tümülüse 1 km uzakta oldukları, yanlarında 2 otomobil, 1 traktör bulunduğunun görüldüğü, tümülüs üzerinde bulunan kişilerin kolluk ekiplerini fark edince kırmızı traktöre binerek . köyü istikametine doğru gittikleri, kolluk tarafından araca doğru gidilirken yol üzerinde daha önceden bekledikleri ve gözcülük yaptıkları değerlendirilen iki şahsın yanına gelindiği, bu kişilerin … ve .oldukları, şahısların kimlik tespiti yapılırken traktörle, tümülüs üzerinde görülen Rıfat ve Yılmaz’ın yaklaştığı, diğer 3 kişinin de yakalanması için yapılan araştırmada …, . ve .’ın çalılık alanda gizlendikleri bölgeden kolluğu farkederek çıkıp şahısların bulundukları alana doğru hareket ederken yakalandıkları, şahısların kıyafetlerinin, ayaklarının ve dizlerinin çamurlu olduğu hususunun tespit edildiği, şahısların çıktıkları çalılık alanda yapılan kontrolde poşet içerisinde dedektör ve 10 m uzunluğunda halat bulunduğu, tümülüste yapılan incelemede iki ayrı yerde çukurlar içerisinde bırakılmış 2 kürek, şahıslara ait ayak izleri ve traktör izlerinin tespit edildiği dosya kapsamında, sanık …’in ve Ayhan’ın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2015 tarihli ve 2015/167 Esas, 2015/975 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafinin ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.