Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/83 E. 2023/1476 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/83
KARAR NO : 2023/1476
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basit yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2014/625 Esas, 2016/140 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

2. … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/14765 Esas, 2021/1159 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2014/409 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık müdafiinin yasal süresinden sonra yaptığı temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin vekilinin temyiz sebepleri ; sübuta ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın iş nedeniyle Yalova ilinden İstanbul’a geldikleri, burada alkol aldıkları, dönüş yolunda feribotta bulundukları sırada sanığın katılana eli ile vurduğu ve katılanın alınan raporunda yaralanmasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde kaldığının bildirildiğinden, sanık hakkında basit yaralama suçundan uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılan hakkında düzenlenen İnegöl İlçe Devlet Hastanesinin 13.02.2014 tarihli ; “Sol kaş üzerinde 1-2cm kesi olan yaralanmasının basit tıbbî müdahale ile giderilebilir,” görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanığın bozma öncesi 30.03.2016 tarihli temyiz içerikli dilekçesinde adresini “Süleymaniye mahallesi Grup Küme evler Hazine sokak no:6 İnegöl-…” olarak bildirdiği, Mahkemece anılan adrese Tebligat Kanunu’nun 10 uncu maddesi uyarınca tebligat yapılması gerektiği düşünülmeden, başka adrese ve ilanen tebligatların yapıldığı, sanık müdafiinin temyiz tarihinin Tebligat Kanunu’nun 32 inci maddesi uyarınca ıttıla tarihi olduğu kabul edilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafii Yönünden
Sübut
Katılanın aşamalardaki beyanı ve bu beyanları ile uyumlu adlî rapor gereğince eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 63. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.07.2021 tarihli ve 2014/409 Esas, 2021/1177 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.