Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16245 E. 2008/1685 K. 05.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16245
KARAR NO : 2008/1685
KARAR TARİHİ : 05.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : … AÇIK

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili ile dahili davalı … Açık tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 2142 parsel sayılı 5602,07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın 1980 yılındaki tapulama çalışmalarında tescil harici bırakıldığını, 2000 yılında yapılan kadastroda davalı adına tespit gördüğünü, ikinci kadastronun 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesine göre hükümsüz olduğu iddia ederek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri tarafından temyiz edilmekle dairece “Hükmü temyiz eden Orman Yönetiminin 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince davaya usulüne uygun katılımı bulunmadığından, temyiz dilekçesinin reddi ile, Hazinenin temyiz itirazlarının ise, kabulü ile mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmayıp, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu” nedeniyle bozulmuştur. Bu kez Orman Yönetimi vekili usulünce davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf sıfatını aldıkları nedeniyle, temyiz itirazlarının incelenmesi gerekirken, temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı iddiasıyla, kararın düzeltilmesini istemiş; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/12/2005 Tarih 2005/11100-14588 EKS kararı ile dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın yörede 1980 yılında yapılan tapulama çalışmalarında orman olduğu için tescil harici bırakıldığı ve halen devlet ormanına bitişik bulunduğu, Orman Yönetiminin davada yasal hasım konumunda olduğundan davada yer almasının zorunlu olduğu, yerel mahkemece davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf olarak yer almasının sağlandığı, bu nedenle Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin Dairece reddine karar verilmiş olmasının maddi yanılgı niteliğinde olduğu açıklanarak Orman Yönetimi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının incelenmesine karar verilmiş; “ mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı; karara dayanak alınan bilirkişi raporunda, çekişmeli parselin komşuları ile birlikte konumu ilgili 2008 ila 2030 orman sınır noktalarının, tutanaklardaki açı ve mesafeler de nazara alınmak suretiyle uygulanmadığı, dosya arasında bulunan ve ilk orman tahdidine ait olduğu anlaşılan orman tahdit hattına göre; 2014 ila 2017 orman sınır hattının yolu takip ettiği, bu yolun 683 nolu mera parselinin sınırı olduğu, bu yolun yapılan araştırma ve aplikasyonda nazara alınmadığı; taşınmazın mera parseli ya da 2/B parseli içinde kalıp kalmadığının kesin biçimde

-2-
2007/16245-2008/1685

saptanmadığı belirtilerek, mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne tespitin iptali ile taşınmazın orman niteliğinde Hazine adına tesciline karar verilmiş; bu karar davalı ve dahili davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1943 yılında ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 04/08/1995 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 05/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.