YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8610
KARAR NO : 2008/12385
KARAR TARİHİ : 08.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine … Köyü … mevkiinde 104 ada 41 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle özel mülkiyete konu olamayacağını ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemi niteliğindedir.
Kadastro sırasında 25.12.2001 tarihinde, davaya konu 104 ada 41 parsel sayılı taşınmaz, davalı … adına tespit edilmiş, … … isimli kişi tara tarafından … ve arkadaşları ile Orman Yönetimine husumet yöneltilerek, kadastro tespitine itiraz davası açılmış ancak, Muş Kadastro Mahkemesinin 28.06.2002 gün ve 2002/110-83 sayılı kararı ile dava husumet yokluğundan reddedilerek 21.11.2002 tarihinde kesinleşmiş,daha sonra Orman Yönetimi ve Hazine tarafından davalı …’a husumet yöneltilerek kadastro tespitine itiraz davası açılmış olup yapılan yargılama sonucu, Muş Kadastro Mahkemesinin 28.07.2006 gün ve 2005/1-2006/43 sayılı karar ile 104 ada 41 parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, Hazine vekilinin temyizi üzerine 20. Hukuk Dairesinin 13.12.2006 gün 2006/15168-17443 sayılı kararı ile onanarak 20.02.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 237.maddesinde; davanın taraflarının, dava konusunun ve sebeplerinin aynı olması durumunda kesin hükmün varlığından söz edilebileceği ve dava konusu uyuşmazlığın daha önce bir kesin hüküm ile çözümlenmemiş olmasının dava şartı (olumsuz dava şartı) olduğu hükme bağlanmış olup, Muş Kadastro Mahkemesinin 28.07.2006 tarih ve 2005/1 E, 2006/43 K sayılı kararının, taraflarının, konusunun ve dava nedenlerinin aynı olması nedeniyle bu dava bakımından kesin hüküm oluşturduğu, her ne kadar davaya konu,104 ada 41 parsel sayılı taşınmazın Muş Kadastro Mahkemesinin 21.11.2002 tarihinde kesinleşmiş 28.06.2002 gün ve 2002/110-83 sayılı kararı ile tapuya tescil edilmiş ise de anılan kararın davanın husumet yokluğundan ret kararı olduğu, Muş Kadastro Mahkemesi’ nin 28.07.2006 tarih ve 2005/1 E, 2006/43 K sayılı kararının davaya konu, 104 ada 41 parsel sayılı taşınmazın mülkiyet durumunu belirleyen esasa ilişkin karar olduğundan tapu sicil müdürlüğünce bu kararı infazının zorunlu olduğu,kararın infaz edilmeme sorununun, genel mahkemelerce değil idari merciler tarafından çözümlenebileceği anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08/10/2008 günü oybirliği ile karar verildi.