Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17190 E. 2009/18951 K. 17.12.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17190
KARAR NO : 2009/18951
KARAR TARİHİ : 17.12.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 148 ada 1 parsel sayılı 8466.80 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …, 148 ada 1 parsel sayılı 21499.52 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, tespitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin tespitlerinin iptali ile 159 ada 1 sayılı parsele eklenerek ormana niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1941 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1982 yılında yapılıp 28.04.1982 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1987 yılında yapılıp 14.04.1987 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlama yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması vardır
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik yoktur. Ancak, davalı gerçek kişi şartsız kayıtsız kabul anlamına gelecek bir beyanda bulunmadığı, yapılacak keşif sonucunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde adına tescili, orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiği taktirde de orman olarak tescilini istediği, bu beyanının şartsız kayıtsız bir kabul beyanı olmadığı gibi, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin de söylenemeyeceği, keza Hazinenin de somut olayda yasal hasım olmadığı, adına kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği için aleyhine dava açıldığı, davayı kabul da etmediği, yine adına yapılan tesbiten itiraz etmediğinden, aleyhine haksız olarak dava açılmasına neden olduğu da söylenemeyeceği, 3402 Sayılı Yasanın 36. Maddesi gereğince; yapılan yargılama giderlerinin davada haksız çıkan taraftan alınması ve haklı çıkan tarafın kendisini vekil ile temsil ettirmesi halinde, aynı yasanın 31/3 Maddesi gereğince haklı çıkan taraf lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekti halde, mahkemece, davalıların aleyhlerine haksız olarak dava açılmasına neden olmadıkları, gerçek kişinin davayı kabul ettiği, Hazinenin de yasal hasım olduğu gerekçesiyle, yapılan yargılama giderlerinin ve harcın davacı … Yönetimi üzerinde bırakılması ve kendini avukatla temsil ettiren davacı Yönetim yararına avukatlık ücretine karar verilmemesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek
onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan 3 ve 4 numaralı bendlerin hükümden tamamen çıkartılarak bunların yerine 3 numaralı bend olarak “3-alınması erekli 15,60.-TL harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile 2,50TL harcın davalı gerçek kişiden alınarak Hazineye gelir kaydına, Hazine harçtan bağışık olduğundan harca hükmetmeye yer olmadığına,” cümlesinin, 4 numaralı bend olarak da “ davacı … Yönetimi tarafından yapılan 34,20TL başvuru masrafı(13,10,- TL başvuru, 13,10.- TL peşin harç ve 8,00.-TL pul 0,60.-TL dosya gideri olmak üzere) ve 402,02.- TL keşif gideri olmak üzere 436,22.-TL yargılama gideri ve 3402 Sayılı Yasanın 31/3. Maddesine göre taktir ve tayin edilen 200,00.-TL avukatlık ücretinin davalılardan eşit olarak alınarak kendini avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimine verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 17/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.