Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2022/5058 E. 2023/2641 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/5058
KARAR NO : 2023/2641
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İnfaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Batman Cumhuriyet Başsavcılığının 03.12.2015 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 268 inci maddesinin birinci fıkrası, 297 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Batman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli kararıyla sanığın infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan ise; 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Batman 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 20.09.2021 tarih, 2020/13693 Esas ve 2021/17778 Karar sayılı kararıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükmün onanmasına; infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma suçundan kurulan hükmün ise sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen infaz kurumuna veya tutukevine uyuşturucu veya uyarıcı madde sokmak suçunun yanısıra anılan Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında tanımlanan uyuşturucu madde temin etmek suçunu da oluşturması ihtimali karşısında, başkalarına uyuşturucu madde temin etme suçunun gerektirdiği cezanın diğer suça göre daha ağır olduğu ve öngörülen cezanın süresi bakımından yargılama yapmanın 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12 nci maddesine göre ağır ceza mahkemesine ait olması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemesince bozma ilamına uyularak dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinin birinci fıkrası ve son cümlesi ile 62 nci maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına; ancak bozma ilamı öncesindeki kazanılmış hakkı gözetilerek cezanın 1 yıl 8 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanığın temyiz istemi üzerine atılı suçtan dolayı yeterli delil elde edilemediğine, soyut beyanlara dayalı olarak yargılandığına, elde edilen delilin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi ise; sanığın uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla üzerinde bulundurduğuna, uyuşturucu maddeyi infaz kurumuna sokmak veya satmak amacının bulunmadığına, ele geçirilen uyuşturucu miktarının kişisel kullanım sınırları içerisinde bulunduğuna, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı ve eylemin şüphede kalması nedeniyle mahkumiyet hükmü verilemeyeceğine, eylemin bir bütün olarak kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağı ve sanığın üzerine atılı suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanık …’ün 06.02.2015 tarihinde Batman Cezaevine ziyaretçi olarak girerken, bacaklarının arasında, iç çamaşırının alt kısmına sakladığı, şeffaf naylon poşet içerisindeki net ağırlığı 7,2 gram esrar maddeyi sokmak suretiyle atılı suçu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında; “iddianameye konu olayı ve üzerime atılı suçlamayı anladım. Daha önce konuya ilişkin beyanda bulunmuştum. Bu beyanımı aynen tekrar ediyorum. Olay günü ben ve … mahallede oturuyorduk. … bana … isimli kişinin görüşüne gideceğini söyledi. Ancak …’ın kimliği üzerinde değildi ve kimliğini evden aldırmak üzere bir çocuğu eve gönderdi ben de çocuğun peşinden gittim ve kimliği ondan aldım ve …’ı ziyaret etmek amacıyla ceza evine gittim. Ceza evi ana kampüsü girişindeki jandarma noktasında üzerimde uyuşturucu madde bulunduğu tespit edildi. Ben ceza evinin içerisine henüz girmeden kontrol noktasında durduruldum. Cebimde kullanmak için bulundurduğum esrar maddesi tespit edildi. Ben bunu üzerimde kullanmak amacıyla bulunduruyordum. Kesinlikle ceza evine uyuşturucu madde sokma gibi bir niyetim bulunmamaktadır. …’nın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığını bilmiyorum. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem, beraatimi talep ederim. Sanıktan lüzum üzerine soruldu: Arkadaşım olan … benim ismimi ziyaretçi listesine eklememişti. Ben de bu sebeple ziyaretçi listesinde bulunduğunu bildiğim …’in kimliğini alarak …’ı ziyaret amacıyla ceza evine gittim. Amacım arkadaşımı ziyaret etmekti. Bu sebeple ziyaretçi listesinde olduğunu bildiğim …’ın kimliğini kullandım. Sanıktan lüzum üzerine yeniden soruldu: Uyuşturucu maddenin iç çamaşırımın iç kısmından tespit edildiğine ilişkin durumu kabul etmiyorum. Esrar maddesi pantolonumun iç cebinde bulunuyordu. Kesinlikle iç çamaşırımın içerisinde değildi” şeklinde savunmada bulunmuştur.
3. Tutanak Tanığı … Beyanında; “Hangi konuda tanıklık yapacağımı biliyorum. Ben olay tarihinde Batman M Tipi Kapalı CİK’te infaz koruma memuru olarak görev yapmaktaydım ancak revire bakmaktaydım. Ceza evine uyuşturucu madde sokulacağına ilişkin ihbar yapılmıştı. İhbar içeriğini o zamanın görevli infaz koruma baş memuru bilirdi. Olay tarihinde görevli baş memurun … olduğunu hatırlıyorum. Ceza evi ziyaretçi girişi kontrol noktasında şahsı aramaya başladık. İç çamaşırına kadar soyunan şahsın iç çamaşırını da çıkartmasını istememize rağmen bunu yapmadı. Bunun üzerine iç çamaşırını tutup biraz sallayınca hışırtı sesi geldi. İç çamaşırının içinden ceviz büyüklüğünde naylon poşete sarılı uyuşturucu madde tespit ettik. Konu ile ilgili olarak tutanak tuttuk, ilgili yerlere bilgi verdik. Hakkında ihbar yapılan ve üzerinde uyuşturucu madde tespit ettiğimiz kişinin kimlik bilgilerini hatırlamıyorum ancak bu kişinin kimlik bilgilerine tutanakta yer verdik. Olay hakkında bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Ana giriş kapısından içeri giriş yapılmadan önce nizamiye ziyaret giriş kısmında sanığın yakalandığına ve hükümlü …’ı ziyaretine geldiğine dair 06.02.2015 tarihli olay tutanağı düzenlenmiştir.

5. 18.02.2015 tarihli uzmanlık raporuna göre ele geçen madde 7,2 gr tohumlu yeşil renkli bitki parçaları olup elde edilebilecek esrar madde 3,6 gr dır.
6. Mahkemesince sanığın atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarih, 2021/714 Esas ve 2022/468 Karar sayılı kararında olay tutanağı, Kriminal rapor, tutanak tanıklarının dosya kapsamıyla uyumlu beyanları, bozma ilamımız ve sanığın kısmi kabulü birlikte gözetildiğinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Batman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.07.2022 tarih, 2021/714 Esas ve 2022/468 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2023 tarihinde karar verildi.