Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/1528 E. 2009/4474 K. 18.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/1528
KARAR NO : 2009/4474
KARAR TARİHİ : 18.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, ….. mevkii 101 ada 68 parsel sayılı 7915 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliğiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 23.06.1994 tarihinde ilan edilip dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp 22.03.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosunun ise aplikasyon niteliğinde olduğu, dolayısıyla çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırı dışında kaldığı belirlenmişse de serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından sözedilemeyeceğinden mahkemece eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu ve kısmen de orman örtüsü ile kaplı olduğu saptanarak 4999 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınmasına karar verilebileceği gözetilerek orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır ancak aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan ve seri dosya niteliğinde bulunan dosyalarda davanın önemi ve değeri, vekilin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alındığında davacı vekili lehine hesaplanan vekalet ücreti, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31. maddesine aykırı olarak yüksek takdir edilmişse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 4. bendinde yeralan “……..400. YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” sözleri yerine, “….150 YTL vekalet ücretinin davallıdan alınarak davacıya verilmesine” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.